18 Kasım 2017 Cumartesi

Güç Sıralamaları: 4. Hafta Sonu

1. Boston Celtics (14-2) - Geçen Hafta: 1.

Celtics durdurulamıyor. Brad Stevens'ın öğrencilerinin galibiyet serisi 14 maça çıktı. Takım, Gordon Hayward'ın sezonun ilk maçında ayağını kırmasıyla önemli bir seviye kaybı yaşayacaklarını düşünen herkesi utandırmaya devam ediyor. Haftayı Doğu'daki önemli rakiplerinden Raptors'ı geçerek açan Celtics, Nets karşısında kaza yapmadıktan sonra bu sezonki en büyük testleri olan Warriors karşılaşmasına çıktı. Ligin en iyi savunması ile en iyi hücumunu karşılaştıran mücadelede Warriors'ı 88 sayıda tuttular ve galibiyete uzandılar. Bundan daha büyük bir "Bulunduğumuz konuma şansa bala gelmedik" mesajı verilemezdi.

2. Houston Rockets (12-4) - Geçen Hafta: 2.

Bu hafta dört kez sahne alan Rockets ilk iki maçında Grizzlies ve Pacers'ı rahat geçerek galibiyet serisini altı maça çıkardı. Seri Raptors karşısında savunmada hiçbir varlık gösteremeyince sonlandı ama sezonun ilk maçından beri forma giyemeyen Chris Paul'ün parkelere döndüğü Suns maçındaki performanslarıyla Raptors maçının izlerini silmeyi bildiler. İlk yarıda 90 sayı atarak bu alanda NBA tarihinin en iyi ikinci performansına imza attılar. Sezona muzzam giren James Harden'ın liderliğinde takımın hücumu çok dominant bir görüntü çiziyor.

3. Golden State Warriors (11-4) - Geçen Hafta: 3.

Warriors rakiplerini üçüncü çeyrekte paketlemeyi alışkanlık haline getirmiş durumda. Bu trend Sixers ve Magic karşısında da devam etti, üçüncü çeyreğe kadar yakın geçen iki maçta Warriors yine üçüncü çeyrekte vites büyüttü ve maçı geri döndürülmez bir hale getirmeyi başardı. Bu maçlarla galibiyet serisi yedi maça yükselen Warriors, haftanın son maçında karşılarına son 13 maçını kazanmış şekilde çıkan Celtics'e ise diş geçiremedi. Ligin en iyi savunması konumundaki Celtics Warriors'ı kilitlemeyi başardı ve 88 sayıda tuttu. Bir ara 17 sayı öne geçtikleri maçı kaybetmek Warriors'ın canını yakmış olsa gerek.

4. Minnesota Timberwolves (10-5) - Geçen Hafta: 6.

Wolves haftayı zayıf Suns karşısında sürpriz bir mağlubiyetle açtıktan sonra toparlanmayı bildi. Jazz ve Spurs gibi iki zorlu maçtan etkili savunma performanslarıyla galip çıkmayı başardılar, ardından Mavericks'i de farklı geçtiler. Hücumları beklendiği üzere ligin en iyileri arasına girmiş durumda, savunmaları ise sezona kötü girdikten sonra yavaş yavaş toparlanmaya başladı. Andrew Wiggins bu aralar biraz form düşüklüğü yaşıyor ama sezona yavaş giren Jeff Teague'in performansının yükselmesiyle durum nötrlendi.

5. Toronto Raptors (10-5) - Geçen Hafta: 8.

Raptors hafta başında Celtics'in galibiyet serisini bitiren takım olmaya çok yaklaştı ama DeMar DeRozan takıma galibiyeti getirebilecek şuttan sonuç alamadı. Mağlubiyete karşın Raptors'ın yükselişi haftanın kalanında sürdü, Rockets ve Pelicans deplasmanlarında dominant hücum performanslarıyla sonuca gittikten sonra Knicks karşısında da Kristaps Porzingis'i başarıyla savunarak rakiplerini kilitlediler ve galibiyete ulaştılar. İddialı takımların birçoğunun sallanarak başladığı Doğu'da bekleneni veren birkaç ekipten biriler.

6. Detroit Pistons (10-5) - Geçen Hafta: 4.

Pistons haftanın ilk maçında Heat'i mağlup ederek galibiyet serisini beş maça çıkarttıktan sonra Bucks ve Pacers deplasmanlarında yakın iki mağlubiyet alarak durakladı. Pacers mağlubiyetinin takımın canını yaktığı kesin, bir ara 22 sayı önde olunan maçı son çeyrekte ezilerek kaybetmek hoş olmasa gerek. Sezona sürpriz bir başlangıç yapan takımın önünde zorlu bir fikstür var, sıradaki dört maçları Wolves, Cavaliers, Thunder ve Celtics'le olacak. Önemli bir test.

7. San Antonio Spurs (10-6) - Geçen Hafta: 9.

Bu hafta dört maça çıkan Spurs, zayıf Bulls'u keskin bir hücum performansıyla dağıttıktan sonra ligin bir başka kötü takımı Mavericks'i zorlanarak da olsa geçti. Bu iki kolay maçtan sonra gelen Wolves deplasmanı ise takıma yaramadı, hücumda tıkanıp yalnızca 86 sayı üretebildiler ve mağlup oldular. 23 sayı geriden gelerek kazandıkları Thunder maçı ise Wolves mağlubiyetinin izlerini sildi. Lider oyuncusundan yoksun bir takıma göre şu ana kadar gayet iyi iş çıkartıyorlar.

8. Denver Nuggets (9-6) - Geçen Hafta: 10.

Nuggets için çık-in-çık in şeklinde geçen bir haftaydı. Magic karşısında keskin bir hücum performansıyla kazandıktan sonra Batı'daki önemli rakiplerinden Blazers karşısında kilitlenerek sadece 82 sayı üretebildiler ve mağlup oldular. Blazers maçında kilitlenen hücum potansiyeli bir sonraki maçta, Pelicans karşısında patladı ve tam 146 sayı üreterek galibiyete ulaştılar. 146 şu ana kadar bu sezon bir takım tarafından üretilmiş en büyük sayı miktarı.

9. Washington Wizards (9-6) - Geçen Hafta: 11.

Ligin en zayıf takımlarından Hawks ve Kings karşısında kaza yapmayan Wizards, Heat deplasmanında da önemli bir galibiyet alarak sezon başındaki vasat görüntüsünü tamamen üstünden atmış gibi göründü. Heat'i bu kez kendi sahalarında ağırladıkları son maçta bir ara 25 sayı geriye düşmelerine rağmen ortaya önemli bir karakter koyarak maçı çevirmeyi başardılar ama son hamleler gelmedi ve mağlup oldular. Yine de o kadar farktan geri gelebilmeleri önemli bir gösterge.

10. Cleveland Cavaliers (9-7) - Geçen Hafta: 20.

LeBron James'i hiç dinlendirememek pahasına da olsa Cavaliers nihayet çıkışa geçmeyi başardı. Haftaya 5-7 ile giren Cavaliers; sırasıyla Mavericks, Knicks, Hornets ve Clippers'ı mağlup ederek bu sezon ilk kez iki maçın ötesinde bir galibiyet serisi yaptı. Kasım sonuna kadar önlerinde kolay denebilecek bir fikstür var, bunun avantajını kullanıp uzun bir seriye imza atarak tekrar Doğu'nun zirvesine ortak olma şansları mevcut. Ama bunu yaparken LeBron'un dakikalarını biraz kısabilmeleri lazım. LeBron artık 20'li yaşlarında değil.

11. Milwaukee Bucks (8-6) - Geçen Hafta: 19.

Eric Bledsoe takası Bucks'a adeta doping etkisi yaptı. Bledsoe takası öncesinde üst üste dört maç kaybeden Bucks, takas sonrası çıktığı dört maçtan da galibiyetle ayrıldı. Geçen hafta sonunda Bledsoe'nun ilk maçında Spurs'ü yenen Bucks, bu hafta da Lakers, Grizzlies ve Pistons'ı geçmeyi başardı. Takım için sevindirici bir nokta sezona dış şutlarda beklenmedik şekilde zorlanarak başlayan Khris Middleton'ın ritmini bulmaya başlaması. Henüz %100 olmayan Bledsoe da form tuttuğunda takım hayli tehlikeli hale gelecek.

12. Philadelphia 76ers (8-6) - Geçen Hafta: 12.

Sixers'ın gücü korkunç Warriors deplasmanından alnının akıyla çıkmaya yetmedi, potalarında 135 sayı görerek mağlup oldular. Ama haftanın diğer iki maçında heyecan verici genç takım statülerini tekrar gösterdiler. Joel Embiid Los Angeles'ta oynanan iki maçı da domine etti; önce Clippers'ın güçlü pota altını dağıttı, ardından da Lakers'a karşı son zamanların en muazzam bireysel performanslarından birini sundu. Çaylak Ben Simmons ile Robert Covington da yüksekten uçmayı sürdürüyorlar.

13. Portland Trail Blazers (8-7) - Geçen Hafta: 14.

Birkaç sezondur çok iyi bir hücum ve kötü bir savunma takımı olarak bilinen Blazers sezon başı itibariyle takla atmış gibi. Takımın bu hafta oynadığı maçların skorlarına bakınca geçen senelerdeki takımdan apayrı bir takım oldukları görülebiliyor. Nuggets ve Magic karşısında savunma performanslarıyla galip geldikten sonra Kings karşısında hücumları tıkanınca mağlup oldular. Geçen sene hücumda 11., savunmada ise 24. sırayı alan Blazers şu anda savunmada 2., hücumda ise 18. sırada.

14. New Orleans Pelicans (8-8) - Geçen Hafta: 15.

Pelicans Clippers ve Hawks'ı geçerek açtığı haftayı Raptors ve Nuggets karşısında savunmada tel tel dökülmelerinden kaynaklı mağlubiyetlerle kapattı. Raptors maçında rakiplerinin saha içinden %60'la oynamasına izin verdiler, Nuggets karşısında ise tam 146 sayı yediler. Anthony Davis'in sık sık ufak sakatlıklar geçiriyor olması da takımın başını ağrıtmaya başladı, Davis Nuggets maçının ilk yarısında beyin sarsıntısı geçirip maçı terk edince takım teslim bayrağını erkenden çekmek zorunda kaldı.

15. New York Knicks (8-7) - Geçen Hafta: 16.

Sürpriz şekilde Playoff kalibresinde bir takım görüntüsü çizen Knicks bu görüntüsünü bu hafta da sürdürdü. Kings ve Jazz galibiyetlerinin yanı sıra Cavaliers'ı devirmeye de çok yaklaştılar ama son çeyrekte Enes Kanter'le girdiği tartışmadan sonra alev alan LeBron James'in gazabına uğradılar. Takımın genç yıldızı Kristaps Porzingis'e ne kadar bağımlı olduğunu Raptors maçında gördük, o ritim bulamayınca takımın hücumu tamamen çöktü. 

16. Oklahoma City Thunder (7-8) - Geçen Hafta: 23.

Ligin en zayıf takımlarından Mavericks ve Bulls karşısında kaza yaşamayarak moral depolayan Thunder, bu morali Spurs karşısında daha da arttıracak gibi görünüyordu fakat 23 sayılık üstünlüklerini korumayı başaramayarak mağlup olunca görüntü tam tersine döndü. Thunder %50'nin altındaki galibiyet-mağlubiyet oranıyla şu ana kadar büyük hayal kırıklığı ama mağlubiyetlerinin çoğunun yakın sonuçlarla geldiğini hatırlatmak lazım, durum oranın gösterdiği kadar kötü değil.

17. Indiana Pacers (8-8) - Geçen Hafta: 17.

Haftayı Rockets karşısında tutunamayarak açan Pacers ardından Grizzlies ve Pistons gibi iki dişli rakibi devirerek tekrar form tutma sinyalleri verdi. Grizzlies karşısında ilk yarıda farkı hayli açtıktan sonra bu üstünlüğün erimesine izin verdiler fakat maça tutunmayı başardılar. Pistons maçında ise tam tersi senaryo vardı, farklı geriye düştüler ama 13 sayısının tamamını son çeyrekte kaydeden Lance Stephenson liderliğinde son çeyrekte maçı çevirerek galibiyete uzandılar.

18. Orlando Magic (8-7) - Geçen Hafta: 5.

Magic'in sezon başındaki sürpriz formu bu hafta itibariyle erimeye başladı. Nuggets, Warriors ve Blazers deplasmanlarını içeren zorlu fikstür Magic'e ağır geldi ve takım sıfır çekti. Bu fikstürde başarısız oldukları için takımı yerden yere vurmak haksızlık olur ama ayaklarının biraz yere basmaya başladığı kesin, sezon başındaki absürt şut yüzdeleri yavaş yavaş geriye gidiyor. Normal seviyelerinin nerede olduğunu ilerleyen birkaç hafta içinde göreceğiz.

19. Memphis Grizzlies (7-7) - Geçen Hafta: 7.

Grizzlies sezona hayli iyi bir giriş yapmıştı ama bu hafta önce formları düştü, sonra da Mike Conley'nin sakatlık haberiyle sarsıldılar. Rockets ve Bucks karşısında mağlup olduktan sonra Conley'nin sakatlığı sebebiyle kaçırdığı Pacers maçını da kaybettiler. Conley'nin iki hafta civarında parkelerden uzak kalacağı belirtiliyor, bu haber dönemde birçok zorlu takımla karşılaşacak olan Grizzlies için uzun vadede önemli darbe yaratabilir.

20. Miami Heat (7-8) - Geçen Hafta: 13.

Heat felaket bir haftanın eşiğinden döndü. Pistons ve Wizards mağlubiyetlerinin ardından haftanın son maçında deplasmanda Wizards karşısında farkı 25'e kadar çıkarttıktan sonra Wizards'ın bu farkı 1'e kadar indirmesine izin verdiler ama yine de galibiyete uzanabildiler. Eğer Wizards'ın geri dönüşü başarıyla sonuçlansaydı Heat için çok onur kırıcı bir durum ortaya çıkabilirdi. Şu ana kadar net bir Playoff takımı görüntüsü çizmiyorlar, hayal kırıklığı oldukları söylenebilir.

21. Brooklyn Nets (6-9) - Geçen Hafta: 24.

Nets Jazz deplasmanında ve Celtics karşısında iyi mücadele etti fakat galibiyetlere uzanamadı. Celtics maçını kaçıran D'Angelo Russell haftanın son maçı öncesi dizinden ameliyat oldu. Russell bu sezon Nets'i ilgi çekici kılan şeylerin başında geliyordu, bu sakatlık takım taraftarları için büyük şanssızlık. Onun yokluğuna rağmen ekip son maçta Jazz deplasmanında kazanmayı başardı, hatta galibiyet ilk beşte yerini alan Spencer Dinwiddie liderliğinde geldi.

22. Phoenix Suns (6-11) - Geçen Hafta: 26.

Haftaya dört maçlık bir mağlubiyet serisiyle giren Suns bu seriyi ligin en sağlam takımlarından Wolves'a çelme takarak bitirdi. Lakers'a yakın bir maç kaybettikten sonra Rockets silindiri tarafından fena ezildiler, potalarında ilk yarıda 90, toplamda ise 142 sayı gördüler. Bu ağır mağlubiyetin öcünü önceki maçı kaybettikleri Lakers'ı devirerek almayı bildiler. Çaylak Josh Jackson şu ana kadar hayal kırıklığı, ama takımın genç yıldızı Devin Booker etkileyici performanslarını sürdürüyor.

23. Los Angeles Lakers (6-10) - Geçen Hafta: 25.

Lakers bu haftaki tek galibiyetini Suns karşısında alabildi, diğer üç maçından ise mağlup ayrıldı. Lonzo Ball Bucks karşısında şu ana kadarki en iyi maçını çıkartıp NBA tarihinin triple double yapan en genç oyuncusu oldu ama diğer maçlarda korkunç şut performansı tam gaz devam etti. Takımın diğer çaylağı Kyle Kuzma ise şu ana kadar takımın en ümit verici oyuncusu olmayı sürdürüyor.

24. Los Angeles Clippers (5-9) - Geçen Hafta: 18.

Clippers sezona ilk dört maçını kazanarak girmiş, güzel sinyaller vermişti. Ondan sonra her şey bir kabusa dönüştü. Haftaya son dört maçını kaybetmiş şekilde başlayan Clippers sırasıyla Pelicans, Sixers ve Cavaliers'a da yenilerek mağlubiyet serisini yedi maça taşıdı ve kendisini bir anda Batı'nın dibindeki dört takım içinde buldu. Son dört maçı sakatlık sebebiyle kaçıran Patrick Beverley fena halde aranıyor, onun yokluğunda takımın savunması tamamen çöktü.

25. Charlotte Hornets (5-9) - Geçen Hafta: 21.

Hornets için şu ana kadar ligin en zorlu ikinci fikstürünü oynamış olmaları ancak bir yere kadar bahane olabilir. Takım için işler açık şekilde iyi gitmiyor. Celtics ve Cavaliers maçlarıyla mağlubiyet serileri beş maça yükseldikten sonra ligin en zayıf takımlarından Bulls karşısında bu seriyi bitirme vakti gelmişti. Öyle olmadı. Kemba Walker'ın 47 sayı attığı maçta Hornets Bulls'tan 123 sayı yiyerek mağlup oldu. Nicolas Batum'un da parkelere dönmesiyle kağıt üstünde ligin en iyi savunma beşlerinden birine sahip olan Hornets'ın bu kadar fazla sayı yemesi hayra alamet değil. Koç Steve Clifford'ın koltuğu sallanıyor.

26. Utah Jazz (6-10) - Geçen Hafta: 22.

Jazz'ın yere çakılışı tam gaz devam ediyor. Haftaya dört maçlık bir mağlubiyet serisiyle giren ve üstüne üstlük Rudy Gobert'i de sakatlığa kurban veren Jazz yeni haftayı Nets galibiyetiyle açıp mağlubiyet serisini bitirse de takip eden üç maçı da kaybederek yeni bir mağlubiyet serisine imza attı. Tamamen savunması sayesinde maçlara tutunan Jazz, savunmadaki liderinin yokluğunu bariz şekilde hissediyor. Gobert'in olmadığı dönemde takımın yara almaya devam edeceği kesin gibi.

27. Sacramento Kings (4-11) - Geçen Hafta: 27.

Knicks ve Wizards deplasmanlarından eli boş dönen Kings, ligde kendilerinden daha zayıf görünen birkaç takımdan biri olan Hawks'tan 46 sayı fark yiyerek utanç verici bir performans gösterdi. Bu utanç verici performans takımı biraz motive etmiş olacak ki son maçlarında Blazers hücumunu kilitleyerek galibiyete uzanmayı başardılar. Arada çok iyi savunma yaptıkları maçlar oluyor, ama korkunç derecede istikrarsızlar.

28. Chicago Bulls (3-10) - Geçen Hafta: 30.

Spurs ve Thunder'ın sıkı savunmaları karşısında kilitlenen Bulls, Hornets karşısında ise sürpriz bir patlama yaparak 123 sayı üretti ve galibiyete uzandı. Bu tabii ki daha çok Hornets yönünden soru işaretleri oluşmasına sebep olan bir durum fakat Bulls'un da hakkını verelim. Tabii Justin Holiday'in 27, Kris Dunn'ın 22, Denzel Valentine'ın 18 sayı attığı bir maç daha görme olasılığımızın milyonda bir olduğu gerçeğini atlamamak lazım.

29. Atlanta Hawks (3-12) - Geçen Hafta: 28.

Wizards ve Pelicans mağlubiyetlerinden sonra Hawks ligin kötülerini karşılaştıran maçta Kings'e 46 sayı fark atarak ilginç bir sonuca imza attı. Aldıkları üç galibiyetin ortak yönü üç sayı çizgisinin gerisinden alev almaları. Arada sırada alev aldıkları birkaç maçı kazanarak sezonun sonuna kadar gidecekler, bu maçlardan kaç tane olacağını zaman gösterecek.

30. Dallas Mavericks (2-14) - Geçen Hafta: 29.

Mavericks bu haftaki dört maçını da kaybederek yeniden ligin dibinde yalnız kaldı. Ellerinde aslında bu kadar kötü olmaması gereken bir kadro var ama takımın mücadele gücü çok düşük. Nerlens Noel'in yokları oynaması ve Rick Carlisle'ın güvenini kaybetmesi takımın potansiyelini çok aşağı çekti. Tabii bu kadar kötü olmanın uzun vadede Mavericks'in işine gelebileceğini belirtmek lazım.

11 Kasım 2017 Cumartesi

MVP Yarışı: 3. Hafta Sonu

1. James Harden

Houston Rockets (9-3)
29.9 Sayı, 10.0 Asist, 4.9 Ribaund, 1.8 Top Çalma, 0.4 Blok, %45.7 Şut, 5.1 Top Kaybı, 36.2 Dakika

James Harden daha önce iki kez kıl payıyla kaçırdığı MVP ödülünü bu sezon almayı kafasına koymuş gibi görünüyor. Chris Paul'ün gelişiyle üstündeki yükün biraz azalması umuluyordu ama Paul sezonun ilk maçında sakatlanınca her şey eski formülüne döndü. Rockets bu hafta çıktığı iki maçı da kazanıp galibiyet serisini dört maça yükseltirken Harden önce sıkı Jazz savunmasına karşı 19/25'le 56 sayı üretip absürt bir işe imza attı, sonra da Cavaliers karşısındaki triple double'ıyla takımı galibiyete taşıdı.

2. Giannis Antetokounmpo

Milwaukee Bucks (5-6)
31.5 Sayı, 10.0 Ribaund, 4.8 Asist, 1.8 Blok, 1.5 Top Çalma, %59.1 Şut, 3.5 Top Kaybı, 37.1 Dakika

Bucks haftanın ilk iki maçını kaybetti ama bunda sorumluluğu Giannis Antetokounmpo'ya yüklemek büyük haksızlık olur. Pistons maçı belki bu sezonki standartlarının biraz altındaydı ama Cavaliers karşısında 40 sayılık performansına denecek fazla bir şey yoktu, yine durdurulmaz gözüktü. Eric Bledsoe'nun takasla takıma katılmasının ardından çıkılan ilk maçta Spurs deplasmanında oyunun iki yönünü de domine ederek takımı galibiyete götürmeyi bildi.

3. Stephen Curry

Golden State Warriors (9-3)
25.4 Sayı, 6.5 Asist, 4.8 Ribaund, 1.8 Top Çalma, 0.3 Blok, %47.0 Şut, 2.7 Top Kaybı, 32.5 Dakika

Warriors gaza basmaya başladı. Takım bu hafta üçte üç yaparak galibiyet serisini beş maça çıkarttı ve Batı liderliğinde Rockets'a ortak oldu. Stephen Curry adına bireysel anlamda çok çarpıcı bir hafta değildi; Nuggets ve Wolves karşısında iyi oyunlar sergiledi, Heat karşısında ise tüm takım gibi o da şut ritmini bulamadı ama bu takımın kazanmasını engellemedi. Şu anda NBA'de sahada olduğu bölüm ile sahada olmadığı bölüm arasında en büyük fark olan oyuncu o. Warriors'ın hücum ve savunma puanlarına toplam etkisi +32.4.

4. DeMarcus Cousins

New Orleans Pelicans (6-6)
28.2 Sayı, 13.8 Ribaund, 5.8 Asist, 1.8 Blok, 1.7 Top Çalma, %45.8 Şut, 5.0 Top Kaybı, 38.3 Dakika

DeMarcus Cousins'ten bu hafta iki verimsiz performans geldi ama araya bir tane de harika performans sıkıştırmayı bildi. Hücumda ligin en iyi pivotlarından olduğu zaten biliniyordu ama bu sezon savunmadaki performansı da göze çarpıyor, savunma efektifliğine dayalı birçok istatistikte en üstlerde yer alıyor. Sezon başında biraz kilo vermesi belli ki çabukluğunu arttırmış ve savunmasına yaramış.

5. Kristaps Porzingis

New York Knicks (6-5)
30.0 Sayı, 7.5 Ribaund, 2.3 Blok, 1.0 Asist, 0.4 Top Çalma, %51.2 Şut, 2.5 Top Kaybı, 33.0 Dakika

Knicks sezona beklentilerin çok üstünde girdi ve bunda payın çok büyük bölümü Kristaps Porzingis'e ait. Takım bu hafta iki maçını da kazanırken Porzingis Pacers karşısında 40 sayıyla kariyer rekoru kırdı, Hornets karşısında da maçı getiren şutları soktu. Oynamadığı Magic maçında takımın pek bir varlık gösterememesi takım için değerini açıklıyor. Carmelo Anthony'nin gidişiyle lider konumuna geçti ve şu ana kadar muazzam işler yapıyor.

6. LeBron James

Cleveland Cavaliers (5-7)
29.3 Sayı, 8.9 Asist, 7.0 Ribaund, 1.4 Top Çalma, 1.2 Blok, %60.1 Şut, 4.6 Top Kaybı, 38.0 Dakika

Cavaliers'ın kanaması durmuyor. LeBron James ne yaparsa yapsın kanamayı durduramıyor. Hawks karşısında utanç verici bir mağlubiyet alan takım Bucks maçında nefes aldıktan sonra Rockets'a son toplarda kaybetti ve ilk 12 maçını 5-7 ile geçti. LeBron James üç maçta da verimli performansından ödün vermedi. Rockets maçında çok top kaybetmesi haricinde kendisine getirilebilecek fazla bir eleştiri yoktu. Takım kötü gittiğinden ekstra dakikalar oynuyor, 32 yaşında bir oyuncunun her maç 40 dakika oynaması hiç ideal değil.

7. Kevin Durant

Golden State Warriors (9-3)
24.8 Sayı, 7.7 Ribaund, 5.0 Asist, 2.5 Blok, 0.5 Top Çalma, %53.0 Şut, 3.4 Top Kaybı, 35.2 Dakika

Kevin Durant için sönük bir hafta oldu. Nuggets karşısında etkiliydi fakat Heat karşısında vasatı aşamadı, ardından da Wolves maçında forma giyemedi. Wolves maçında takımın onsuz da tıkır tıkır basketbolunu oynayıp rahat kazanması Warriors'ın aslında ona o kadar da ihtiyacı olmadığı gerçeğini yeniden ortaya koydu. Bu düşünce var oldukça MVP yarışında öne çıkan bir aday olması imkansız gibi.

8. Anthony Davis

New Orleans Pelicans (6-6)
27.5 Sayı, 12.3 Ribaund, 2.5 Asist, 2.1 Blok, 1.3 Top Çalma, %55.7 Şut, 2.2 Top Kaybı, 36.9 Dakika

Pelicans'ın yıldız uzunlarının her ikisi de çok iyi performans gösteriyorlar ve ikisi arasında bir tercih yapmak zor. Anthony Davis hücumda daha verimli bir görüntü çiziyor ama savunmada Cousins daha ön plana çıkmış durumda. Bu hafta performansı Cousins'ten daha iyiydi, Bulls ve Pacers maçlarında çok verimli ve dominant oyunlar sergiledi. Trend böyle devam ederse yarışta ön plandaki Pelicans oyuncusu o olabilir.

9. Damian Lillard

Portland Trail Blazers (6-6)
25.2 Sayı, 6.5 Asist, 5.7 Ribaund, 1.1 Top Çalma, 0.6 Blok, %41.2 Şut, 3.1 Top Kaybı, 36.3 Dakika

Damian Lillard yine ligdeki yıldız oyun kurucu bolluğundan gölge de kalsa da sezonu yine çok sağlam açtı. Bu hafta Thunder galibiyetindeki performansı muazzamdı, genelde karşısında iyi performans gösterdiği Russell Westbrook'u yine denize dökmeyi bildi. Ama haftanın diğer maçında Grizzlies'e karşı durum aynı olmadı, ritmini bulmayı başaramayarak kötü bir oyun sergiledi. Nets karşısında da vasat olunca yine mağlubiyet geldi.

10. Kyrie Irving

Boston Celtics (11-2)
20.3 Sayı, 5.2 Asist, 3.1 Ribaund, 1.9 Top Çalma, 0.3 Blok, %44.4 Şut, 1.8 Top Kaybı, 31.0 Dakika

Celtics'in galibiyet serisi 11 maça çıktı, takım doludizgin ilerliyor. Bu başarı daha çok takım oyunuyla ve koç Brad Stevens'la alakalı ama elbette takımın lideri olan Kyrie Irving de övgüden payını alıyor. Bu hafta Magic ve Lakers galibiyetlerinde performansı vasatın altında kaldı, son Hornets maçını da ikinci dakikada yüzüne aldığı darbe sebebiyle terk etti ama aradaki Hawks maçındaki muazzam performansı atlanacak cinsten değildi. Kendi takımının durumuna ve eski takımı Cavaliers'ın durumuna bir bakınca muhakkak keyifleniyordur.

Güç Sıralamaları: 3. Hafta Sonu

1. Boston Celtics (11-2) - Geçen Hafta: 1.

Celtics'in galibiyet serisi bu hafta da devam etti. Magic, Hawks, Lakers ve Hornets'la karşılaşan takım bu üç maçı da kazanarak galibiyet serisini 11'e çıkarttı. Sezonu nispeten kolay bir fikstürle açtıkları bir gerçek fakat takım çok iyi sinyaller veriyor. Takımın Avery Bradley ve Jae Crowder'ın gidişi sonrası düşüş yaşaması beklenen savunması düşüş yaşamak bir tarafa müthiş bir gelişim göstermiş durumda. An itibariyle ligin en iyi savunmasına sahipler, bunu kimse tahmin edemezdi.

2. Houston Rockets (9-3) - Geçen Hafta: 2.

Rockets bu hafta iki sıkı rakiple karşılaştı ve iki maçtan da galip çıkmayı başardı. Ligin en sağlam savunmalarından birine sahip olan Jazz karşısında James Harden'ın 56 sayılık muazzam performansının liderliğinde tam 137 sayı üreterek galibiyete ulaştıktan sonra sezona kötü bir giriş yapsa da güçlü takımlarla oynadığı maçlarda kayıp yaşamamış olan Cavaliers'ı da devirmeyi başardılar. Geçen sene ufak bir farkla MVP'liği kaçıran James Harden bu sene ödülü almayı kafasına koymuş gibi.

3. Golden State Warriors (9-3) - Geçen Hafta: 3.

Yavaş bir sezon başlangıcının ardından Warriors ritmini bulmuş durumda ve giderek gaza basıyorlar. Nuggets, Heat ve Wolves karşısında kayıp yaşamayarak galibiyet serisini beş maça çıkartan takım Batı liderliğini Rockets'la paylaşır hale geldi. Önlerinde kolay sayılabilecek bir fikstür var, aradaki Celtics ve Thunder deplasmanlarından galibiyetle çıkabilirlerse çok uzun bir galibiyet serisi gelebilir.

4. Detroit Pistons (9-3) - Geçen Hafta: 4.

Pistons'ın sürpriz sezon başlangıcı tam gaz devam ediyor. Kings, Pacers ve Hawks karşısında gelen galibiyetlerle Pistons son sekiz maçından yedi galibiyet çıkartmış oldu. Andre Drummond tekrar All-Star seviyesinde basketbol oynamaya başladı, Reggie Jackson da geçen sezonki kötü performansı üzerinden atmış gibi görünüyor. Bu form grafiklerinin sezonun geneline yansıması zor ama en azından sıkı bir Playoff takımı olabileceklerini gösteriyorlar.

5. Orlando Magic (8-4) - Geçen Hafta: 6.

Geçen haftayı kendi adlarına sezonun ilk zayıf hücum performansını göstererek kapatan Magic yeni haftayı da sezon başı itibariyle ligin en iyi savunma takımı olan Celtics karşısında zorlanarak açtı ancak zayıf savunmalı Knicks ve Suns karşısında kendilerini bularak tekrar galibiyetlere döndüler. Şu ana kadar çok dengeli bir takım görüntüsü çiziyorlar, oyunun iki alanında da vasat/vasat altı olması beklenen bir takım iken şu ana kadar iki alanda da sıkılar.

6. Minnesota Timberwolves (7-4) - Geçen Hafta: 7.

Mavericks ve Hornets karşısında gelen galibiyetlerle galibiyet serisini beş maça yükselten Wolves son maçında Kevin Durant'ten yoksun olmasına karşın Warriors'a diş geçiremedi ve farklı mağlup oldu. Takımın henüz kafaya oynayacak seviyede olmadığının güzel bir kanıtıydı, ilk yarı kafa kafaya oynadıktan sonra üçüncü çeyrekte birden sürklase oldular. Yine de takım iyi yolda.

7. Memphis Grizzlies (7-4) - Geçen Hafta: 8.

Grizzlies sezona yaptığı çok iyi başlangıçtan sonra istikrar problemleri yaşamaya başladı. Çok da sürpriz sayılmaz, keza takımın performansında istikrarsızlığıyla bilinen bench oyuncularının önemli rolü var. Bu hafta Clippers ve Blazers gibi iki zorlu deplasmandan galibiyetlerle çıkmayı başaran takım fikstürün en kolay maçı gibi görünen Lakers mücadelesinden ise boynu bükük ayrıldı.

8. Toronto Raptors (7-4) - Geçen Hafta: 9.

Raptors haftayı Doğu'daki önemli rakiplerinden Wizards'a kendi sahasında yenilerek açtı ve önemli bir mesaj maçını kaybetmiş oldu. Ardından Bulls ve Pelicans'ı kötü savunma yapmalarına rağmen hücum performanslarıyla geçmeyi başardılar. Takımda en çok dikkat çeken durum Kyle Lowry'nin sezona çok tutuk bir giriş yapması. Bu durumun bir tutukluk mu yoksa ciddi bir seviye düşüşü mü olduğunu zaman gösterecek.

9. San Antonio Spurs (7-5) - Geçen Hafta: 11.

Zayıf Suns karşısında kazandıktan sonra form düşüklüğü yaşayan Clippers'a da şans tanımayan Spurs, Bucks karşısında hücumda tıkanarak mağlup oldu. LaMarcus Aldridge'ın hücumda yükü sırtlaması ve sıkı savunmaları sayesinde Kawhi Leonard'sız dönemi minimal hasarla atlatabiliyorlar ama Kawhi'ın yokluğu Bucks maçındaki gibi hücum sıkışmalarına sebep oluyor. Yıldız oyuncunun dönüş tarihi de henüz belirsiz.

10. Denver Nuggets (7-5) - Geçen Hafta: 14.

Warriors karşısında rakibinin üçüncü çeyrekte patlama yapmasına engel olamayarak mağlup olan Nuggets haftanın diğer iki maçında galip geldi. Nets karşısında Nikola Jokic takımı sırtına alıp taşıdı ve 41 sayı üreterek takımını galibiyete götürdü. Sürpriz bir performans düşüklüğüyle sezona giren Thunder karşısında ise hem Jokic hem de Paul Millsap hücumda zorlansa da benchleriyle galibiyete uzanmayı bildiler.

11. Washington Wizards (6-5) - Geçen Hafta: 18.

Sezona beklenen seviyede giremeyen Wizards haftayı Raptors deplasmanında önemli bir galibiyet alarak açtı fakat bu galibiyeti bir galibiyet serisinin başlangıcı olarak kullanmayı beceremedi. Ligin dibinde yer alan Mavericks'ten aldıkları mağlubiyet kabul edilemezdi. Son maçlarında Lakers'ı yenmeleri o mağlubiyetin izini silmiyor. İddialı bir takım daha istikrarlı olmalı. Bradley Beal ile Otto Porter sezona çok iyi girdiler ama John Wall formsuz.

12. Philadelphia 76ers (6-5) - Geçen Hafta: 13.

Haftanın ilk maçında zorlu Jazz deplasmanından galibiyetle çıkmayı başararak galibiyet serisini beş maça yükselten Sixers, Kings deplasmanında ise kafa kafaya giden maça son noktayı koymayı başaramayarak sürpriz bir mağlubiyet aldı. Yine de çaylak Ben Simmons'ın yıllardır NBA'de oynuyormuşcasına kontrollü oluşu ve Joel Embiid ile Robert Covington'ın sezona çok iyi girmeleriyle Sixers çok sıkı bir takım görüntüsünde.

13. Miami Heat (6-6) - Geçen Hafta: 23.

Heat haftanın en yoğun fikstürlerinden birine sahipti ve bu fikstürden alınlarının akıyla çıkmayı başardılar. Dört deplasman maçına çıkan takım Clippers, Suns ve Jazz'ı mağlup ederken tek mağlubiyetini Warriors'tan aldı. Sezona beklenen seviyenin altında bir performansla başlayan Heat savunması bu hafta kendini buldu. Warriors'ı 100 sayının altında tutabilmiş olmaları mağlubiyetten bile pozitif bir not çıkarmalarını sağladı.

14. Portland Trail Blazers (6-6) - Geçen Hafta: 12.

Blazers haftanın ilk maçında Damian Lillard'ın liderliğinde Thunder'ı devirdikten sonra Grizzlies'e yenildi ve haftayı sürpriz bir Nets mağlubiyetiyle kapattı. Nets'i yenseler haftayı iyi geçirdikleri söylenebilirdi ama Batı'da Playoff mücadelesi veren bir takımın Nets'e kendi sahasında yenilmemesi lazım. Damian Lillard ile C.J. McCollum'ın birlikte tutuk kaldığı ender maçlardan biriydi.

15. New Orleans Pelicans (6-6) - Geçen Hafta: 20.

Bulls ve Pacers karşısında çok zorlanarak da olsa iki galibiyet alan ve galibiyet-mağlubiyet oranını %50'nin üstüne çeken Pelicans, son maçında ise Raptors'ı çok zorlamasına rağmen yıkamadı. Raptors maçı takım adına standart dışıydı; keza sezonun başından beri DeMarcus Cousins ile Anthony Davis'in takımı sırtlayıp yeterli destek alamadıklarını görüyorduk, o maçta ise Jrue Holiday takımı sırtlarken iki yıldız vasatı aşamadılar.

16. New York Knicks (6-5) - Geçen Hafta: 21.

Knicks'in beklentilerin üstünde sezon başlangıcı bu hafta bir adım daha öteye taşındı. Pacers ve Hornets'ı Kristaps Porzingis'in etkili performanslarıyla deviren ekip ilk 10 maçını 6-4 ile geçmiş oldu. Böyle bir durumu herhalde kimse kestiremezdi. Son maçlarında sezona kendileri gibi beklentilerin üstünde başlayan Magic karşısında Porzingis'ten yoksundular ve bu maçta tutunamadılar.

17. Indiana Pacers (6-7) - Geçen Hafta: 16.

Sezona sağlam bir giriş yapan Pacers'ın formu bu hafta düşüş yaşadı. Knicks, Pelicans ve Pistons'a mağlup olan ekip tek galibiyetini haftanın sonunda ligin en zayıf takımlarından Bulls karşısında elde etti. Bu haftaki performansları daha kendilerinden beklenen seviyeye yakındı, sezon başında yaptıkları aldatıcı olmamalı. Victor Oladipo'nun skorerlik performansı biraz düşünce fena tökezlediler.

18. Los Angeles Clippers (5-6) - Geçen Hafta: 5.

Clippers bu hafta şarampole yuvarlandı. Grizzlies, Heat, Spurs ve Thunder'la karşılaşan takım sıfır çekti ve 5-2'yle yaptıkları harika başlangıç birden kendini vasat altı bir görüntüye bıraktı. Bu düşüşte iki sebep öne çıkıyor. Birincisi Blake Griffin'in Grizzlies maçı hariç korkunç bir hafta geçirmesi ve sezonun ilk iki haftasındaki alev alev yanma durumunun sona ermesi. İkincisi ise takımın savunmada yaşadığı düşüş.

19. Milwaukee Bucks (5-6) - Geçen Hafta: 22.

Cavaliers'ı Giannis Antetokounmpo'nun liderliğinde çok zorlasa da yıkamayan Bucks bu maçla üst üste dördüncü mağlubiyetini aldı. Sezona yapılan iyi başlangıçtan sonra gelen bu hızlı düşüş takımı hamle yapmaya zorlamış olacak ki takasla Eric Bledsoe'yu kadrolarına kattılar. Greg Monroe'yu vererek yaptıkları bu takas takıma önemli bir pozitif enerji getirecek gibi görünüyor, keza Bledsoe'nun ilk maçında deplasmanda Spurs'ü devirdiler.

20. Cleveland Cavaliers (5-7) - Geçen Hafta: 19.

Cavaliers için işler hiç yolunda gitmiyor. Takım bu hafta da savunmada tel tel dökülmeye devam etti. Ligin en zayıf takımlarından Hawks karşısında alınan mağlubiyet skandaldı. Ligin belki de en kötü hücum takımından 117 sayı yiyerek mağlup olmak asla kabul edilebilecek bir şey değil. Bucks'ı devirseler de Rockets karşısında da mağlup olarak 5-7'ye geldiler. Önlerinde kolay sayılabilecek bir fikstür var, burada da kazalar olursa radikal kararlar gelebilir.

21. Charlotte Hornets (5-7) - Geçen Hafta: 15.

Hornets bu hafta kötü basketbol oynamadı ama kötü sonuçlar aldı. Wolves maçında tutunmayı başaramadılar ama Knicks ile Celtics mağlubiyetleri kafa kafaya maçlar sonucunda geldi. Yine de Celtics'e kaybetmeleri affedilmez bir nitelik taşıyordu keza Kyrie Irving maçın henüz başında sakatlanıp çıkmıştı ve büyük bir üstünlük elde etmeyi de başarmışlardı. Son çeyrekte sadece 11 sayı atarak üstünlüklerini kaybettiler.

22. Utah Jazz (5-7) - Geçen Hafta: 10.

Jazz savunması haftanın ilk maçında James Harden'la baş edemedi ve Rockets'tan 137 sayı yiyerek mağlup oldular. Ardından önce genç Sixers takımına diş geçiremediler, en son maçlarında da Heat karşısında hücumda tamamen tıkanıp 74 sayıda kalarak mağlup oldular. Beklenen hücum kısırlığı yavaş yavaş kendisini gösteriyor gibi, bu durumu aşmak kolay olmayacak.

23. Oklahoma City Thunder (5-7) - Geçen Hafta: 17.

Thunder için sancılı günler yaşanıyor. Savunmada işler yolunda ama takımın yeni yıldızlarıyla oluşan yeni hücum hiyerarşisi hiç oturmamış durumda ve takım çok zorlanıyor. Kings gibi zayıf bir takım karşısında 86 sayı atabilmeleri durumun vahametini gösteriyor. Blazers, Kings ve Nuggets'a yenildikten sonra takım toplantısı yaptılar ve sonraki maçta Clippers'ı Paul George'un 42 sayısıyla devirdiler. Bir çıkış gelecek mi?

24. Brooklyn Nets (5-7) - Geçen Hafta: 26.

Haftaya dört maçlık bir mağlubiyet serisiyle giren Nets Suns ve Blazers'ı mağlup ederken tek yenilgisini Nuggets'tan aldı ve silkindi. Dört maçı da deplasmanda oynamışlardı, Batı turneleri haftaya Jazz maçıyla sona erecek. Turnenin sonunda kendilerini korkunç bir fikstür bekliyor, sırasıyla Celtics, Jazz, Warriors, Cavaliers, Blazers, Grizzlies ve Rockets'la oynayacaklar.

25. Los Angeles Lakers (5-7) - Geçen Hafta: 24.

Haftayı Grizzlies'e çelme takarak açan Lakers Celtics ve Wizards deplasmanlarında ise etkili bir performans göstermeyi başaramadı. Lonzo Ball'un %29 ile şut atıyor olması hakkında en çok konuşulan mesele olsa da Brandon Ingram, Kyle Kuzma ve Julius Randle umut verici performanslar göstermeyi sürdürüyorlar.

26. Phoenix Suns (4-9) - Geçen Hafta: 25.

Earl Watson'ı kovduktan sonra aniden silkinip çıkış yaşayan Suns bu hafta eski haline döndü ve oynadığı dört maçı da kaybederek tekrar Batı'nın en kötü takımları arasına girdi. Takımdan ayrılmak istediğini belirten Eric Bledsoe'yu nihayet takas ettiler, karşılığında Greg Monroe ve draft hakları aldılar. Monroe'nun takımda kalması beklenmiyor, muhtemelen bir takas daha göreceğiz.

27. Sacramento Kings (3-8) - Geçen Hafta: 28.

Kings haftayı üst üste yedinci mağlubiyetini alarak açtıktan sonra Thunder ve Sixers'a sürpriz mağlubiyetler tattırdı. Thunder'ı 86 sayıda tutmaları çok beklenmedik bir işti. Sixers karşısında ise maç boyu kafa kafaya oynadıktan sonra çaylak De'Aaron Fox'ın bitime 13 saniye kala attığı basketle güldüler. Fox dışında takımın bir diğer çaylağı Justin Jackson da bu hafta kendisini göstermeyi başardı.

28. Atlanta Hawks (2-10) - Geçen Hafta: 29.

Hawks haftayı 1-2 ile geçti ama üç maçta da saygı duyulacak performanslar gösterdiler. Cavaliers'ı devirmeleri zaten önemli bir iş, ama kaybettikleri Celtics ve Pistons maçlarında da kafa kafaya oynayabilmeleri etkileyiciydi. Ligin yetenek anlamında en sınırlı kadrosuna sahipler, maçlardan kopmuyor olmaları tamamen koçlarının kalitesinden kaynaklı.

29. Dallas Mavericks (2-10) - Geçen Hafta: 30.

Wolves'a yenilerek mağlubiyet serisini altı maça çıkartan ve ilk 11 maçında 10. mağlubiyetini alan Mavericks ardından Wizards'a şok bir mağlubiyet yaşattı. Harrison Barnes ve Dennis Smith Jr. aynı anda etkili hücum performansları gösterince takımın seviyesi bir anda farklı bir yere çıktı. Bu takımın bu kadar kötü olmaması lazım.

30. Chicago Bulls (2-8) - Geçen Hafta: 27.

Bulls bu haftaki üç maçını da kaybederek Doğu'nun dibinde Hawks'la birlikte başa baş kaldı. Zaten beklenen de buydu. Haftanın önemli gelişmesi Nikola Mirotic'le kavga edip takım arkadaşının ağzını burnunu kıran Bobby Portis'in parkelere dönüp çok iyi iki maç çıkartması oldu. İki isimden birinin takas olması kesin gibi, bu isim Mirotic olacak gibi duruyor

10 Kasım 2017 Cuma

Takas: Eric Bledsoe Bucks'ta

2017-18 NBA Sezonu'nun ilk takası Milwaukee Bucks ile Phoenix Suns arasında gerçekleşti. Takas sonucunda Eric Bledsoe Bucks'a geçerken; Greg Monroe, Bucks'ın 2018 Draftı'ndaki birinci ve ikinci tur haklarıyla birlikte Suns'a geçti.

Suns'ın sezona yaptığı korkunç başlangıçtan sonra Twitter'a "Burada olmak istemiyorum" yazarak düşüncelerini aleni şekilde kamuoyuyla paylaşan Bledsoe o günden beri kadro dışıydı. Bledsoe'nun attığı tweet kuşkusuz Suns'ı pazarlık açısından zor durumda bıraktı. Bledsoe'yu önünde sonunda takas edecekleri zaten belliydi ama onun bu tarz bir çıkış yapması ellerinin zayıflamasına sebep oldu. Sonuç olarak Bledsoe'yu ederinin altında bir paketle göndermek durumunda kaldılar. Yine de kötü iş çıkartmadılar. Greg Monroe'nun sözleşmesi önümüzdeki yaz bitiyor ve bu takastaki asıl değeri bu kontrat. Suns muhtemelen onu da takas etmeye çalışacaktır. Aldıkları draft hakkı yüksek sıralardan olmayacak ama ellerindeki hak sayısını arttırmaları yeniden yapılanan bir takım için olumlu.

Bledsoe'nun gelişi Bucks için önemli. Giannis Antetokounmpo'nun muazzam performanslarıyla sezona iyi bir giriş yapan Bucks zaman geçtikçe düşüşe geçti ve bariz bir tıkanıklık yaşıyordu. Ligin sağlam oyun kurucuları arasında olan Bledsoe'nun gelişiyle ellerindeki opsiyon sayısı artmış oldu, hücumdaki tüm yük artık Giannis Antetokounmpo ile Khris Middleton'ın sırtına binmeyecek. Öte yandan Bledsoe takımın savunmadaki esnekliğini daha da arttıracak bir isim. Jason Kidd inatla baskı savunmasında ısrar ediyor olsa da Bucks switch ağırlıklı bir savunma yapmak için ideal bir kadroya sahip. Thon Maker, Giannis Antetokounmpo, Khris Middleton, Malcolm Brogdon ve Eric Bledsoe'dan oluşan ilk beşlerinin tamamı birden fazla pozisyonu savunabilecek oyunculardan oluşuyor. Takımın yaşadığı düşüş ve yapılan yeni hamle koç Kidd'in bazı radikal değişiklikler yapmasını gerektirebilir. Bucks'ın Doğu'daki iddiası daha da artmış durumda, Giannis'in liderliğinde bu sene sürpriz bir ekip olmak istiyorlar.

Takasın Kazananı: Milwaukee Bucks

4 Kasım 2017 Cumartesi

MVP Yarışı: 1. ve 2. Hafta Sonu

1. Giannis Antetokounmpo

Milwaukee Bucks (4-5)
31.0 Sayı, 9.9 Ribaund, 5.0 Asist, 1.7 Top Çalma, 1.4 Blok, %58.3 Şut, 3.2 Top Kaybı, 36.9 Dakika

Sezonun ilk iki haftası itibariyle ligin en etkileyici oyuncusunun kim olduğuna dair hiçbir tartışma yok. Cevap net: Giannis Antetokounmpo. Geçen sene En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu ödülünü alan Giannis'e sezon öncesi "Artık o ödülü alman mümkün değil" denildiğinde, "MVP olup o ödülü de almayacağım ne malum?" diye cevap vermişti. Sezona öyle bir girdi ki ettiği lafı haklı çıkartmaya kararlı gibi. Açık alanda NBA'in en tehlikeli oyuncusuna dönüşmüş durumda, o inanılmaz uzun adımları, inanılmaz uzun kolları ve patlayıcılığıyla sürekli potaya gidip sayı üretiyor. Yarı saha hücumunda da şut tehdidi olmamasına rağmen bir şekilde potaya gidip verimli şekilde sayı üretmeyi biliyor. Buna oyunun diğer alanlarında da Bucks'ı sırtlamasını ekleyince ortaya akıl almaz bir şey çıkıyor.

2. James Harden

Houston Rockets (7-3)
26.8 Sayı, 9.4 Asist, 4.6 Ribaund, 1.5 Top Çalma, 0.4 Blok, %42.7 Şut, 4.9 Top Kaybı, 35.6 Dakika

Chris Paul sezonun ilk maçında sakatlanınca Rockets geçen sezonki formüle geri döndü ve James Harden oyun kurucu pozisyonunda oynamaya devam etti. Yazın hakemlerin bazı faul alma numaralarına artık daha az faul çalınması üzerine eğilmesi sebebiyle faul çizgisine hatırı sayılır derecede daha az gelmesine karşın skorerlik performansında bir düşüş görülmüyor, oyun kuruculuk açısından da geçen sezon kat ettiği mesafeyi korur görüntüde. Rockets sezonu onun liderliğinde iyi açtı, Paul döndükten sonra aralarındaki kimyanın nasıl olacağına dair cevapları almaya başlayacağız.

3. DeMarcus Cousins

New Orleans Pelicans (4-5)
29.0 Sayı, 14.0 Ribaund, 6.0 Asist, 2.0 Blok, 2.0 Top Çalma, %48.9 Şut, 5.3 Top Kaybı, 37.8 Dakika

DeMarcus Cousins'in Anthony Davis'le uyumsuz olabileceğine dair bazı görüşler vardı, bu görüşlerin safsata olduğunun kanıtlanması için iki hafta yeterli oldu. Davis oyununda herhangi bir düşüş yaşamazken Cousins ise kariyerinin en iyi basketbolunu oynuyor. İkilinin etrafındaki kadro çok zayıf olduğundan Cousins ve Davis'in her maç %100'leriyle oynaması gerekiyor ve onlar da buna çok iyi cevap veriyor. İkili içinde Cousins şu ana kadar daha çok öne çıkan isim. Alışılageldik skorerliği ve ribauntçuluğu bir tarafa takımın ana oyun kurucusu rolünde ve kariyerinin en iyi savunma performansını gösteriyor. 

4. Blake Griffin

Los Angeles Clippers (5-2)
22.9 Sayı, 8.1 Ribaund, 4.7 Asist, 0.7 Top Çalma, 0.3 Blok, %48.6 Şut, 2.9 Top Kaybı, 33.6 Dakika

Chris Paul'ün ayrılığıyla birinci opsiyon konumuna geçen Blake Griffin bu rolde oynamayı özlediğini gösteriyor. Son birkaç sezonunun sakatlıklarla geçmesi de onu kamçılıyor olabilir, keza parkede çok motive görünüyor. Yazın üç sayılık atışlarında muazzam bir aşama kat ettiğini gösteriyor, maç başına 5.3 denemede %43 isabetle oynuyor. Bu elit isabet oranı ileride ne kadar düşüş yaşar bilinmez ama Griffin hücumda hiçbir eksiği olmayan bir oyuncuya dönüşmüş durumda. Penetre edebiliyor, postta rakiplerini iterek potaya gidebiliyor, ikili oyun bitirebiliyor, iyi bir pasör ve şimdi de dış şutu var. 

5. Stephen Curry

Golden State Warriors (6-3)
27.2 Sayı, 6.1 Asist, 4.9 Ribaund, 1.8 Top Çalma, 0.2 Blok, %49.7 Şut, 2.6 Top Kaybı, 33.0 Dakika

Stephen Curry sezona en formda giren Warriors oyuncusu. Takımı sezona biraz yalpalayarak girse de o en baştan beri iyi performans göstermeyi sürdürüyor. Son birkaç maç itibariyle takımı da onun temposuna ayak uydurdu ve yavaş yavaş vites arttırmaya başladılar. Tıpkı geçen sezon olduğu gibi bu sezon da Curry'nin Warriors'ın ligin zirvesinde olması neredeyse kesin gibi olmasına rağmen MVP olma şansı düşük, yanında Kevin Durant'in olması iki ismin oylarının bölünmesine sebep olacağından takımlarında daha net öne çıkan isimler onların üstünde yer alacaktır. 

6. LeBron James

Cleveland Cavaliers (4-5)
29.1 Sayı, 8.7 Asist, 7.4 Ribaund, 1.3 Top Çalma, 1.2 Blok, %61.0 Şut, 4.3 Top Kaybı, 37.7 Dakika

Cavaliers sezona savunmada korkunç bir başlangıç yaptı ve beklenmedik mağlubiyetler aldı. Nets, Pelicans, Knicks ve Pacers karşısında gelen üst üste dört mağlubiyetten sonra Cavs hakkında ciddi sorular sorulmaya başlandı. LeBron savunmada önceki senelere göre daha etkisiz görünmekle birlikte hücumda bilindik performansını sürdürüyordu, yalnızca Nets ve Pelicans maçlarında standartlarının altında kalmıştı. Ama elini artık taşın altına sokmasının gerektiğini ve bir mesaj verme zamanı geldiğini anlamış olsa gerek son Wizards maçında inanılmaz bir performans gösterdi ve 57 sayı üretti. "Hala ligin en iyisiyim" dedi.

7. Russell Westbrook

Oklahoma City Thunder (4-4)
19.5 Sayı, 11.8 Asist, 9.4 Ribaund, 1.3 Top Çalma, 0.3 Blok, %45.3 Şut, 5.4 Top Kaybı, 33.9 Dakika

Geçen yılın MVP'si Russell Westbrook takımına yeni katılan Paul George ve Carmelo Anthony'i ortama alıştırmak için olsa gerek ilk iki haftada kendi şutundan sık sık feragat etti ve oyun kuruculuğunu ön plana çıkarttı. Sonuç olarak asist krallığında zirveye oturmuş durumda. Yine triple double ortalamasıyla oynuyor, aynı müthiş başarıyı üst üste iki sene tekrarlayabilir mi? Thunder sezona istediği girişi yapamadı ama Westbrook'un yeni takım arkadaşlarıyla iyi anlaşıp anlaşamayacağı üzerindeki sorular yanıtını bulmuş gibi görünüyor.

8. Kevin Durant

Golden State Warriors (6-3)
25.2 Sayı, 7.8 Ribaund, 4.7 Asist, 2.4 Blok, 0.4 Top Çalma, %52.9 Şut, 3.6 Top Kaybı, 36.2 Dakika

Kevin Durant sezona hücumda oyuna pek ağırlığını koymadan girse de geçen sezonki istikrarını koruyor. Üç sayı çizgisinin gerisinden %49 gibi absürt bir oranla oynuyor ama bunun zamanla düşmesini bekleyebiliriz. Asıl dikkat çekici olay çember savunması konusunda yaptıkları, ilk iki hafta sonunda 2.4 blok ortalamasıyla bu alanda ligde ikinci sırada yer alıyor. Ciddi ciddi blok krallığına oynayacak gibi duruyor. Warriors'a katılmasıyla üzerindeki hücum yükünün hafiflemesi savunmada potansiyeline ulaşmasını sağladı.

9. Anthony Davis

New Orleans Pelicans (4-5)
27.5 Sayı, 12.3 Ribaund, 2.8 Asist, 2.0 Blok, 1.4 Top Çalma, %53.1 Şut, 2.5 Top Kaybı, 35.8 Dakika

Anthony Davis pota altı partneri DeMarcus Cousins'le birlikte Pelicans'ı her maç sırtında taşıyor. Cousins şu ana kadar daha öne çıksa da Davis'in de geri planda kaldığını söylemek yanlış olur, o da muazzam bireysel performanslar gösteriyor. Cousins'in oyun kuruculuk rolünü üstlenirken o da cut yapan, alley-oop pozisyonları için kendisini hazırlayan bitirici rolüne geçti; ikili birbirlerini çok iyi tamamlıyor. Savunmada da Davis şu ana kadar daha çok dışarıya açılarak oynama görevine iyi yanıt veriyor.

10. Kyrie Irving

Boston Celtics (7-2)
22.1 Sayı, 5.7 Asist, 3.4 Ribaund, 2.6 Top Çalma, 0.4 Blok, %44.6 Şut, 2.1 Top Kaybı, 33.8 Dakika

Şok bir kararla Cavaliers'tan takasını isteyen ve Celtics'te yeni bir maceraya başlayan Kyrie Irving, yeni takımında bir şeyleri değiştirmeye niyetli görünüyor. Oyununda en çok eleştirilen yön olan savunma konusunda çok daha istekli bir Kyrie görüyoruz. An itibariyle ligde top çalma krallığında zirvede ve pozitif denebilecek bir savunma katkısı var. Bu durum uzun vadede böyle kalmayabilir ama Cavaliers'taki gibi savunmaya zarar veren bir yapıda olmaması dahi büyük ilerleme olur. Hücumda ise bilindiği gibi, şapkadan tavşan çıkarıyor.

Güç Sıralamaları: 1. ve 2. Hafta Sonu

1. Boston Celtics (7-2)

Yeni sezonun henüz altıncı dakikasında takımın bu yaz büyük umutlarla kadroya kattığı Gordon Hayward'ın ayağının kırılması Celtics için çok sarsıcıydı. Sezona dair tüm planlamalar, haklarında yazılan çizilen her şey birden bire değerlerini yitirdi. Celtics buna rağmen sezonun ilk iki maçını kaybettikten sonra takdir edilesi bir duruş göstererek sakatlığın etkisini üzerinden attı ve genç oyuncuları Jaylen Brown ile Jayson Tatum'ın artan sorumluluğa iyi performanslarla yanıt vermeleri sayesinde üst üste yedi maç kazandı. Uzun vadede bu performansı koruyup koruyamayacaklarını göreceğiz, fakat yıllardır takımını beklentilerin üstüne çıkartan koç Brad Stevens Hayward sakatlığına rağmen Celtics'i Doğu'nun en iyilerinden biri olarak tutmayı sürdürecek gibi görünüyor.

2. Houston Rockets (7-3)

Chris Paul'ün sezonun ilk maçında sakatlanması sebebiyle Rockets'ı yeni yapısı içinde değil, aynı tas aynı hamam modunda izliyoruz. Yine önceki sezonlarda olduğu gibi her şey tamamen James Harden'ın üstünden yürüyor ve sonuçlar yine gayet iyi; takım Batı'nın zirvesinde. Fakat belirtmek gerek ki Rockets sezona nispeten kolay bir fikstürle girdi. Yaptıkları on maç içinde an itibariyle ligin en zayıf takımları olan Kings, Mavericks ve Hawks ile randevular vardı. Önlerindeki fikstürde çok daha zorlu maçlar var, hücumları aynı seviyede kalsa da şu anda geçen seneki takımın Patrick Beverley'den yoksun halini izliyor gibi olduğumuzdan savunmada sıkıntı yaşayabilirler.

3. Golden State Warriors (6-3)

Rehavetten olsa gerek, Warriors sezona çok tutuk bir başlangıç yaptı ve ilk üç maçından iki mağlubiyet, bir de zar zor alınmış galibiyet çıkarttı. Ama ritimlerini bulmaya başladılar. Aradaki sürpriz Pistons mağlubiyeti çıkartılırsa son maçlarında Raptors, Wizards, Clippers ve Spurs'ü yendiler, hiç de kolay bir fikstür sayılmaz. 141 sayı attıkları Clippers maçını takımın tam olarak kendini bulması olarak yorumlayabiliriz. Ligin açık ara en iyi takımı konumunda oldukları için ufak tökezlemeleri dahi çok göze batıyor. Kusursuz basketbola alıştırınca ufak kusurlara ister istemez büyüteçle bakılıyor. Sıralamada zirveye çıkmaları çok zaman almayacaktır.

4. Detroit Pistons (6-3)

Pistons sezonun ilk iki haftasının iki büyük sürprizinden biri. Yine vasat bir görüntü çizip Doğu'da son Playoff sıralarından birini kapma mücadelesi yapması beklenen takım sezona çok iştahlı bir giriş yaptı. Dokuz maçta altı galibiyet alan takım bu dönemde kolay bir fikstüre sahip de değildi, galibiyetleri arasında Warriors ve Clippers deplasmanlarıyla ile bir Timberwolves maçı var. Reggie Jackson'ın geçen sezonki zayıf performansından sonra kendine gelmiş gibi görünmesi ve Avery Bradley hamlesi takıma pozitif etki yapmış durumda. Ama en dikkat çekici gelişme kariyeri boyunca %38 ile serbest atış kullanan Andre Drummond'ın sezona %78 ile atarak girmesi.

5. Los Angeles Clippers (5-2)

Clippers Chris Paul sonrası ilk sezonuna sağlam bir giriş yaptı. İlk dört maçını kazandıktan sonra Pistons ve Warriors'a mağlup olan takım Mavericks'i yenerek ilk iki hafta sonunda Batı'da ikinci sıraya yerleşti. Celtics'in ardından ligdeki en iyi averaja sahip takımda dikkat çeken bir numaralı şey takımın savunmasının beklentilerin hayli üstünde performans gösteriyor olması. DeAndre Jordan ve Patrick Beverley'nin bu alanda takıma liderlik edecekleri biliniyordu ama yan parçalar sıkıntılı görünüyordu, şimdilik takım savunması iyi işliyor. Warriors maçında 141 sayı yemeleri bu alanda istatistiklerini düşürdü ama buna rağmen savunma verimliliğinde ilk beşte yer almayı sürdürüyorlar.

6. Orlando Magic (6-3)

Sezonun ilk iki haftasının diğer büyük sürprizi de Magic. Önceki yıllara göre bambaşka bir basketbol oynayarak sezonu açtılar. Çok daha hızlı oynuyorlar ve çok daha fazla şut atıyorlar. Nikola Vucevic'in dış şut sokan bir uzuna dönüşmesi ve Aaron Gordon'ın üç sayı çizgisinin gerisinden çılgın bir performans göstermesiyle Magic'in oyunu açıldı. Cavaliers, Grizzlies ve Pelicans'ı deplasmanda, Spurs'ü de içeride yendiler. Ama form grafiklerinde uzun vadeye yayılması imkansız görünen absürt dış şut oranlarının da büyük rol oynadığı unutulmamalı, herkes alev almış durumda. Son maçlarında şutlar durunca ligin en zayıf takımlarından Bulls'a farklı yenilmeleri akılda tutulması gereken bir gösterge.

7. Minnesota Timberwolves (5-3)

Timberwolves'un yaptığı sezon başlangıcı bir şeyi açıkça ortaya koydu: Jimmy Butler bu takımın çehresini değiştiriyor. Sezonun açılış maçı bir kenara konursa Wolves şu ana kadar oynadığı maçlarda eğer Butler sahadaysa kazandı, değilse kaybetti. Thunder'ı hem içeride hem dışarıda yenmelerinin yanı sıra Jazz, Heat ve Pelicans gibi Playoff kalibresindeki takımları da devirdiler; Butler'ın olmadığı iki maçta ise Pacers ve Pistons'tan fark yediler. Şu anda takımda hayal kırıklığı yarattığı söylenebilecek tek isim Jeff Teague, ama o da Heat galibiyetinde takımı sırtlayan isimlerden olmasıyla kendisini bir ölçüde affettiriyor. Wolves sezon başı itibariyle savunmada yine zayıf görünse de umut veriyor.

8. Memphis Grizzlies (5-3)

Grizzlies sezona sürpriz şekilde enfes bir giriş yaparak ilk üç maçında sırasıyla Pelicans, Warriors ve Rockets'ı devirdikten sonra biraz yalpalamaya başladı. İki hafta sonunda ligin dibinde yer alan Mavericks'e kaybettikleri maç sürpriz oldu. Yine de Rockets'ı oynadıkları iki maçta da yenebilmeleri ve Warriors'ın ritmini fena bozmaları ne kadar tehlikeli bir takım olduklarını gösteriyor. Takımın beklentilerin üstünde sezon başlangıcında en büyük rolü benchlerinin sezona çok iyi girmesi oynuyor; sakatlığın etkilerini tamamen üstünden atmış gibi görünen ve maç başına 4.4 denemede %45 ile üçlük atarak şaşırtan Tyreke Evans takım için güzel bir sürpriz.

9. Toronto Raptors (5-3)

Raptors'ta ilk beş çıkan tüm oyuncular sezona beklentilerin altında girse de takım ilk sekiz maçından beş galibiyet çıkartmayı başardı. Bunda önemli bir pay sezona çok sağlam giren yedek uzunlar Lucas Nogueira, Jakob Poeltl ve Pascal Siakam'a gidiyor. Takım için uzun vadede endişe verici olabilecek bir faktör yazın yeni kontrat verdikleri Kyle Lowry ve Serge Ibaka'nın sezona çok zayıf girmesi, iki ismin düşüş yaşaması Raptors'ın hamle alanını daraltabilir. Takım için ilerleyen aylarda dikkate alınabilecek bir senaryo da Jonas Valanciunas'ı takasta kullanmak olabilir, keza Valanciunas'ın iki yedeği de sezona çok iyi girdi; ama Litvanyalının sakatlık sorunlarıyla uğraştığını unutmamak lazım.

10. Utah Jazz (5-4)

Jazz bu sezon ligin en iyi savunması olmaya kararlı görünüyor. Zaten elit olan savunmalarına yaptıkları savunmacı takviyeleri onları daha da üst seviyeye çıkartmış gibi görünüyor. Hücumları beklendiği gibi çok sınırlı ama şu ana kadar maç kazanmalarını engelleyecek derecede düşüş yaşamış gibi görünmüyorlar. Bunda en önemli faktör Ricky Rubio'nun sezona yaptığı mükemmel başlangıç, İspanyol guard nihayet şut atmayı öğrenmiş gibi ve şu anda takımın en skorer ismi. Çaylak Donovan Mitchell'ın benchten getirdiği skor katkısı da mühim, şu ana kadar ya ortadan tamamen kaybolan ya da patlayıcı bir skorerlik sergileyerek takımı sırtlayabilen bir oyuncu tipinde.

11. San Antonio Spurs (5-4)

Kawhi Leonard'dan yoksun şekilde sezona başlayan Spurs ilk dört maçından galibiyetle ayrılınca "Kawhi'ı aramıyorlar" gibi garip yorumlar ortaya çıktı ama Spurs bu seri sonrası üst üste dört mağlubiyet alınca olayın öyle olmadığı görüldü. Takım son maçını kazanarak 5-4'e geldi ama Leonard'ın dönüşünü sabırsızlıkla bekledikleri aşikar, hücumda çok fazla tıkanma yaşıyorlar ve en iyi savunmacıları olmadan savunmaları da onları ancak bir yere kadar götürebiliyor. Takım Leonard'ın dönüşü hakkında bilgi vermekten kaçınsa da önümüzdeki hafta oynamaya başlayabileceği konuşuluyor.

12. Portland Trail Blazers (5-4)

Blazers şu ana kadar savunmada beklentilerin çok üstünde bir performans gösteriyor fakat fikstürlerinin kolay olmasının bunda bir faktör olabileceği unutulmamalı. Yine de şu ana kadar karşılaştıkları en ciddi rakipler Clippers, Raptors ve Jazz karşısında savunmada geçen yıllara göre daha iyi bir görüntü çizdikleri gerçeği yadsınamaz. Damian Lillard yine sezona çok iyi girdi ve takımı taşıyor, ana parçaların tümü de iyi de görünüyor fakat takımın derinlik sorunu kendisini yavaş yavaş gösteriyor. Pat Connaughton Allen Crabbe'in rolünü doldurmaya çalışıyor ama sezona yayabilir mi? Connaughton'ın yanı sıra Evan Turner ve Ed Davis'in de istikrarlı olması takım için çok önemli.

13. Philadelphia 76ers (5-4)

Sixers sonunda sağlam bir takım hüviyetine kavuşmuş durumda. Sezona zor bir fikstürle girip ilk beş maçlarından bir galibiyetle çıktıktan sonra üst üste dört maç kazanarak bu sene sıkı bir Playoff takımı olacaklarının sinyallerini verdiler. Çaylak Ben Simmons'ın kariyerine yaptığı başlangıç çok etkileyici, bir veteran gibi kontrollü oynuyor ve takımın oyun kurucusu olarak çok iyi işler yapıyor. 2017 Draftı'nın 1 numarası Markelle Fultz omuz sakatlığı sebebiyle ortalarda yok, buna rağmen Sixers sezona çok heyecan verici bir giriş yapmış durumda. Robert Covington'ın maç başına 7.2 denemede %49 gibi absürt bir üç sayı yüzdesiyle oynaması da dikkat çekici.

14. Denver Nuggets (5-4)

Nuggets sezona durgun bir başlangıç yaptıktan sonra sezonun ikinci haftasında kendine geldi ve ilk iki haftayı beş galibiyetle geçti. Bazı istikrar sorunları yaşıyorlar, sezonun ilk maçlarında Nikola Jokic, devamında Paul Millsap birkaç zayıf performans sergilediler, ilk beşte Danilo Gallinari'nin yerini alan Wilson Chandler da sezona kötü girdi. Şu ana kadar hücumda Gallinari'nin yokluğunu hissediyorlar gibi görünüyor, uyum süreci biraz vakit alabilir. Ama savunmada Paul Millsap eklemesi kendisini hissettirmeye başlamış durumda, geçen seneki cılız görüntülerini üstlerinden attılar ve daha ortalamaya yakın bir savunma performansları var.

15. Charlotte Hornets (5-4)

Nicolas Batum'un sezon öncesinde sakatlık geçirmesi ve sezonun ilk birkaç ayını kaçıracak olması Hornets'ı hayli yaraladı ama onun yokluğuna karşın sezonu iyi açmayı başardılar. Batum'un yokluğunun minimal etkiyle geçilmesinde Jeremy Lamb'in sezonu çok iyi açmış olması başrolü oynuyor. Lamb şu ana kadar En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu ödülü için iddialı olacak bir isim profilinde fakat bunun böyle devam edeceğinin elbette bir garantisi yok. İlk iki haftada onlar adına ümit verici bir başka detay da Dwight Howard'ın takıma uyum sağlamış gibi görünmesi, Kemba Walker'la ikili oyunlarda iyi anlaşıyorlar. Batum'un dönüşüne kadar olan dönem hasarsız geçilirse iyi bir yerden Playoff'a girebilirler.

16. Indiana Pacers (5-4)

Paul George takası sonrası sıfırdan başlamak yerine yine Playoff kovalamayı tercih eden Pacers bu yolda sezona iyi bir giriş yaptı. Bu iyi girişte başrolü de George takasıyla takıma gelen Victor Oladipo ile Domantas Sabonis oynadı. Takımın lideri Myles Turner sadece iki maçta forma giyebildi, buna rağmen Pacers ilk iki haftayı beş galibiyetle geçmeyi başardı. Oladipo oyununu çok farklı bir noktaya taşımış gibi görünüyor, %49'luk üç sayı yüzdesi elbette zamanla düşüşe geçecektir ama En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu ödülüne aday olacak gibi. Sabonis de Turner'ın yokluğunda pivot oynayarak çok verimli bir performans sergiledi.

17. Oklahoma City Thunder (4-4)

Paul George ve Carmelo Anthony'i kadrosuna katarak ligin en heyecan verici takımlarından birine dönüşen Thunder yeni ekip kurmanın doğal sancılarını yaşıyor. Hücumda şimdilik bir sistem oturtabilmiş değiller. Russell Westbrook yeni takım arkadaşlarını ısındırmak için kendi şutundan fedakarlık eder bir görüntüde ama Thunder üçlü dışındaki oyuncuları topla buluşturma konusunda sıkıntılar yaşıyor; George ve Melo'nun daha paylaşımcı olması gerek. Öte yandan, Thunder'ın savunması potansiyelini göstermeye başlamış durumda. An itibariyle savunma efektifliğinde ligin ikinci sırasında yer alıyorlar ve takımı asıl taşıyacak faktör olarak savunma öne çıkıyor.

18. Washington Wizards (4-4)

Wizards oyunun iki alanında birbirine taban tabana zıt bir sezon başlangıcı yaptı. Zaten sağlam olan hücumları seviye atlamış gibi görünüyor. Çok uyumlu olan John Wall, Bradley Beal, Otto Porter üçlüsüne Markieff Morris'in yokluğunda ilk beş çıkan Kelly Oubre de eklendi. Morris'in dönüşüyle Oubre tekrar benche gidecek ama takımın aradığı altıncı adam performansını vereceği kesin gibi. Savunma tarafında ise işler hiç iyi gitmiyor. Wizards son iki maçında önce Suns'tan 122, sonra da Cavaliers'tan 130 sayı yedi ve savunmada hiçbir direnç gösteremedi. Sıkıntı takımın liderlerinden başlıyor, Wall ile Beal'ın savunmadaki efor düzeyi çok yetersiz.

19. Cleveland Cavaliers (4-5)

Kyrie Irving takasında aldığı Isaiah Thomas sakat olduğu için Cavaliers'ın sezon başı görüntüsünü genele yayarak yorumlamak doğru olmaz ama sezona çok sıkıntılı başladıkları bir gerçek. Hiç de zor denemeyecek bir ilk iki hafta fikstüründen %50'nin altında kalarak çıktılar. Her şeyin ötesinde savunmada korkunç bir performans gösteriyor olmaları geliyor, Cavaliers an itibariyle savunma efektifliğinde lig sonuncusu. Şampiyonluk iddialısı bir takım için bu kabul edilemez bir durum. Takım sırasıyla Nets, Pelicans, Knicks ve Pacers'a kaybedince LeBron James elini taşın altına koyup Wizards deplasmanında 57 sayı atarak mağlubiyet serisini bitirdi ama bu yalnızca bir pansuman niteliği taşıyor.

20. New Orleans Pelicans (4-5)

DeMarcus Cousins & Anthony Davis birlikteliği kimilerinin çekindiği gibi uyumsuz bir görüntü çizmiyor, tam aksine iki isim birbirlerinden beslenerek muazzam bir sezon başlangıcı yapmış durumda; kariyerlerinin en iyi basketbollarını oynuyorlar. Fakat takımın geri kalanı için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Pelicans zaten Jrue Holiday'in ötesinde yıldızlarının etrafına kuvvetli bir takım kurabilmiş değil, Holiday de sezona zayıf girince Pelicans'ın tamamen iki yıldızdan oluşan bir ekip olduğunu görüyoruz. Yıldızları o kadar dominant ki yine de galibiyetlere uzanabiliyorlar ama Playoff yapmaları için yan parçaların canlanması şart.

21. New York Knicks (4-4)

Ligin en kötü takımlarından olması beklenen Knicks sürpriz bir sezon başlangıcı yaptı. Takım halinde muazzam basketbol oynamıyorlar ama muazzam basketbol oynayan Kristaps Porzingis'in liderliğinde dört galibiyet almayı başardılar. Şimdiye kadar çok da kötü olmayan savunma performanslarının zaman ilerledikçe düşmesini bekleyebiliriz, Playoff yarışında olmaları mucize olur ama Porzingis'in liderlik performansı çok etkileyici. Bu sezon adına bir şey ifade etmese bile gelecek adına güzel sinyaller veriyorlar. Çaylak Frank Ntilikina da kendisini gösterebilirse Knicks taraftarının geleceğe umutla bakmak için yeterli sebepleri olacak.

22. Milwaukee Bucks (4-5)

Sezonun ilk iki haftasının en etkileyici oyuncusu tartışmasız şekilde Giannis Antetokounmpo'ydu. Giannis son yılların en dominant sezon başlangıçlarından birini yaparak Bucks'ı ilk altı maçlarında dört galibiyete taşıdı. Fakat onun daha "insani" performanslar göstermeye başlamasıyla Bucks bir anda düşüş yaşadı ve son üç maçından mağlup ayrıldı. Giannis'ten her maç insanüstü oynamasını beklemek adil değil. Khris Middleton sezona genel olarak iyi girse de üçlük çizgisinin gerisinden zorlanıyor. Bu ikili dışında Malcolm Brogdon ve Tony Snell de sezonu iyi açtılar ama diğer parçalar çok zayıf perfomans gösteriyor, Greg Monroe'nun da sakatlanmasıyla benchin hali içler acısı.

23. Miami Heat (3-5)

Geçen sezonun ikinci yarısındaki müthiş çıkışından sonra Heat'in bu sezon rahatça Playoff yapması bekleniyor fakat sezona pek iyi giremediler. Hassan Whiteside'ın beş maç kaçırması azımsanamayacak bir faktör olsa da ilk sekiz maçta beş mağlubiyet kötü bir başlangıç. Heat için duruma çok kötümser bakmamalarını sağlayacak bir durum Celtics, Wolves ve Nuggets mağlubiyetlerini kıl payı almış olmaları; yani kaybettiği maçları çok kötü oynayarak kaybeden bir Heat görmüyoruz. Aldıkları mağlubiyetler içinde yalnızca Spurs karşısında çift hanelerde fark yediler. Fikstür şansları yanlarında değil, önlerinde uzunca bir deplasman turnesi var. Çıkış yapmaları zaman alabilir.

24. Los Angeles Lakers (4-5)

Hakkında bol bol muhabbet dönen çaylak Lonzo Ball'un sezona kötü bir giriş yapması Lakers'la alakalı konuşmaları domine etse de takım sezona kötü başlamadı. İlk iki hafta itibariyle öngörülenle taban tabana zıt bir profil çiziyorlar. İyi bir hücum takımı ve kötü bir savunma takımı olmaları beklenirken ilk iki hafta sonunda savunma efektifliğinde lig 7.'si, hücum efektifliğinde ise lig 26.'sı konumundalar. Bu durum uzun vadede muhtemelen böyle kalmayacaktır ama yine de ilginç. Ball'un zayıf performansı takımı hayal kırıklığına uğratsa da takımın diğer çaylağı Kyle Kuzma ve önceki senenin iki numara seçimi Brandon Ingram'ın performansları ümit verici.

25. Phoenix Suns (4-5)

Suns sezona öyle bir başlangıç yaptı ki yalnızca bu sezonun değil, NBA tarihinin en kötü takımlarından biri olacaklar gibiydi. İlk üç maçlarında toplamda 92 sayı fark yediler. Bu berbat başlangıç Earl Watson'ın kovulmasına sebep oldu ve Watson kovulunca sanki takıma sihirli değnek dokunmuş gibi takip eden beş maçlarından üç galibiyet çıkarttılar. Takımın oyuncularının Watson'la bir problemi mi vardı? Eric Bledsoe ilk üç maçın ardından Twitter'a "Burada olmak istemiyorum" yazınca oynatılmamaya başlandı, yakında takasla başka bir takıma gidecek. Takımda sezona iyi başlayan yegane isimler Devin Booker ve T.J. Warren.

26. Brooklyn Nets (3-6)

Nets sezona sürpriz şekilde iyi girip ilk beş maçından üç galibiyet çıkarttıktan sonra üst üste dört maç kaybetti ve kendilerinden beklenen seviyeye geldi. Takımın gençleri D'Angelo Russell ile Rondae Hollis-Jefferson'ın performansları ümit verici, iki isim de önceki yıla göre önemli aşama kaydetmiş gibi görünüyor. Bu iki isme Caris LeVert ve çaylak Jarrett Allen da eklenirse Nets gelecek adına uzun yıllar sonra ilk kez umutlu hale gelecek. Koç Kenny Atkinson hücumda rüşdünü yavaş yavaş ispat ediyor, elindeki malzeme güçlendiğinde iyi işler yapabilecek bir koç olduğunun sinyallerini vermeye başladı. Ama şimdilik o günlere yakın değiller.

27. Chicago Bulls (2-5)

Bulls hücumda sezona tahmin edildiği gibi korkunç bir giriş yaptı, bu alanda ligin en kötü takımı konumundalar. Ama savunmada beklentilerin üstünde görünüyorlar, mücadele güçleri hayli yüksek. Robin Lopez ve Kris Dunn bu alanda takıma liderlik eden isimler. Savunma performansları uzun vadede muhtemelen düşüş yaşayacaktır, bu yüzden takımla ilgili asıl umut verici gelişme bu değil. Çaylak Lauri Markkanen'in sezona çok iyi başlamış olması Bulls taraftarları için çok daha heyecan verici bir durum. Finlandiyalı uzun keskin bir şutörlük ve akıcı bir hücum performansı sergiliyor, savunmasının zayıflığına rağmen kaliteli bir oyuncu olacağının sinyallerini veriyor.

28. Sacramento Kings (1-7)

Kings sezonun ilk maçında Rockets'a kök söktürüp ikinci maçında da galibiyet alınca beklenenden sıkı bir takım olacaklarına dair yorumlamalar oldu ama işin öyle olmadığı kısa süre içinde anlaşıldı. Üst üste altı mağlubiyet alarak Batı'nın sondan ikinci sırasına yerleştiler. Takımın kağıt üzerindeki lideri George Hill'in sezona çok silik bir görüntüyle girmesi Kings'in korkunç performansındaki belirleyici detay, şu anda ligin hücumu en zayıf iki takımından biri konumundalar. Hill toparlansa dahi Batı'nın en kötülerinden olduğu gerçeği değişmeyecek ama en azından görüntüleri daha iyi olabilir.

29. Atlanta Hawks (1-8)

Hawks bu sene ligin en kötü takımı olma adına kuvvetli bir aday olduğunu ilk iki haftada fazlasıyla gösterdi. Tahmin edildiği gibi ligin en kötü hücum takımlarından biri olmalarının yanı sıra savunmada da beklenenin de altında bir performans gösteriyorlar ve ilk dokuz maçlarında tek galibiyetleri ligde kendilerinden de çok maç kaybeden tek takım olan Mavericks karşısında geldi. Mavericks sezona çok zor bir fikstürle girdi ve biraz toparlama ihtimalleri var, o yüzden Hawks şu anda ligin en kötü takımı olmak için en kuvvetli aday gibi görünüyor.

30. Dallas Mavericks (1-9)

Mavericks'in bu sezon iddialı bir takım olmayacağı aşikardı ama ligin en kötü takımlarından olmalarını da kimse beklemiyordu. Doğrusu yaptıkları sezon başlangıcı da biraz yanıltıcı olabilir. İlk iki maçlarında Hawks ve Kings gibi zayıf iki takıma kaybetmeleri kötü bir sinyal ama fikstürün geri kalanında sırasıyla Rockets, Warriors, Grizzlies, Grizzlies, Sixers, Jazz, Clippers ve Pelicans'la oynadılar. Başa çıkması pek de kolay bir fikstür değil. Bu zorlu fikstür Kasım ayının kalanında da sürecek, sıradaki maçları da Wolves, Wizards, Cavaliers, Thunder, Spurs, Wolves, Bucks, Celtics, Grizzlies, Thunder ve Spurs ile. Hayırlı işler.