25 Şubat 2017 Cumartesi

2017 Mock Draft - Şubat 2017

1. Markelle Fultz (PG, 6'4'', 190, Washington, Fr.)
2. Dennis Smith (PG, 6'2'', 195, North Carolina State, Fr.)
3. Josh Jackson (SF, 6'8'', 205, Kansas, Fr.)
4. Lonzo Ball (PG, 6'6'', 190, UCLA, Fr.)
5. Jayson Tatum (SF, 6'8'', 205, Duke, Fr.)
6. Jonathan Isaac (PF, 6'10'', 210, Florida State, Fr.)
7. De'Aaron Fox (PG, 6'3'', 195, Kentucky, Fr.)
8. Frank Ntilikina (PG, 6'5'', 190, Fransa, Uluslararası)
9. Malik Monk (SG, 6'3'', 200, Kentucky, Fr.)
10. Lauri Markkanen (PF, 7'0'', 230, Arizona, Fr.)
11. Robert Williams (PF, 6'9'', 235, Texas A&M, Fr.)
12. Isaiah Hartenstein (PF, 7'0'', 230, Almanya, Uluslararası)
13. Ivan Rabb (PF, 6'10'', 220, California, So.)
14. Bam Adebayo (PF, 6'10'', 225, Kentucky, Fr.)
15. Harry Giles (PF, 6'10'', 240, Duke, Fr.)
16. Miles Bridges (PF, 6'7'', 230, Michigan State, Fr.)
17. T.J. Leaf (PF, 6'10'', 225, UCLA, Fr.)
18. O.G. Anunoby (SF, 6'8'', 235, Indiana, So.)
19. Terrance Ferguson (SF, 6'7'', 185, A.B.D., Uluslararası)
20. Dwayne Bacon (SF, 6'7'', 220, Florida State, So.)
21. Josh Hart (SG, 6'5'', 215, Villanova, Sr.)
22. Rodions Kurucs (SF, 6'8'', 190, Letonya, Uluslararası)
23. Jawun Evans (PG, 6'0'', 190, Oklahoma State, So.)
24. Tyler Lydon (PF, 6'9'', 220, Syracuse, So.)
25. Jaron Blossomgame (SF, 6'8'', 200, Clemson, Sr.)
26. Cam Oliver (PF, 6'8'', 235, Nevada, So.)
27. Justin Jackson (SF, 6'8'', 195, North Carolina, Jr.)
28. Donovan Mitchell (SG, 6'3'', 215, Louisville, So.)
29. Johnathan Motley (PF, 6'9'', 230, Baylor, Jr.)
30. Caleb Swanigan (PF, 6'9'', 250, Purdue, So.)

31. Edmond Sumner (PG, 6'5'', 185, Xavier, So.)
32. Alec Peters (PF, 6'8'', 235, Valparaiso, Sr.)
33. Grayson Allen (SG, 6'4'', 185, Duke, Jr.)
34. Luke Kennard (SG, 6'5'', 200, Duke, So.)
35. Thomas Bryant (C, 6'10'', 240, Indiana, So.)
36. Sviatoslav Mykhailiuk (SG, 6'8'', 190, Kansas, Jr.)
37. Monte Morris (PG, 6'3'', 175, Iowa State, Sr.)
38. Alpha Kaba (PF, 6'10'', 225, Fransa, Uluslararası)
39. Chris Boucher (PF, 6'10'', 200, Oregon, Sr.)
40. Thomas Bryant (C, 6'10'', 240, Indiana, So.)
41. D.J. Hogg (SF, 6'8'', 220, Texas A&M, So.)
42. Allonzo Trier (SG, 6'4'', 205, Arizona, So.)
43. Kyle Kuzma (PF, 6'9'', 220, Utah, Jr.)
44. Malcolm Hill (SF, 6'6'', 230, Illinois, Sr.)
45. Sindarius Thornwell (SG, 6'5'', 215, South Carolina, Sr.)
46. Anzejs Pasecniks (C, 7'2'', 230, Letonya, Uluslararası)
47. Isaiah Hicks (PF, 6'8'', 230, North Carolina, Sr.)
48. Aleksandar Vezenkov (SF, 6'9'', 225, Bulgaristan, Uluslararası)
49. Dedric Lawson (PF, 6'8'', 235, Memphis, So.)
50. Melo Trimble (PG, 6'2'', 190, Maryland, Jr.)
51. Peter Jok (SG, 6'6'', 205, Iowa, Sr.)
52. Joel Berry (PG, 6'0'', 195, North Carolina, Jr.)
53. Luke Fischer (C, 6'11'', 250, Marquette, Sr.)
54. Amida Brimah (C, 6'11'', 230, Connecticut, Sr.)
55. Jeremy Morgan (SG, 6'5'', 195, Northern Iowa, Sr.) 
56. Luke Kornet (PF, 7'0'', 240, Vanderbilt, Sr.)
57. Nigel Hayes (PF, 6'7'', 240, Wisconsin, Sr.)
58. Moses Kingsley (C, 6'10'', 230, Arkansas, Sr.)
59. Charles Cooke (SG, 6'5'', 195, Dayton, Sr.)
60. Marcus Keene (PG, 5'9'', 175, Central Michigan, Jr.)

23 Şubat 2017 Perşembe

Takasın Son Günündeki Hamleler

2016-2017 NBA Sezonu'nun takas dönemi 23 Şubat itibariyle sona erdi. Takasın son gününde gerçekleşen hamleler şöyle:

Nerlens Noel Mavericks'te

Dallas Mavericks
  • Nerlens Noel
Philadelphia 76ers
  • Andrew Bogut
  • Justin Anderson
  • Mavericks'in 2017 1. Tur Draft Hakkı (Korumalı)

Taj Gibson ve Doug McDermott Thunder'da

Oklahoma City Thunder
  • Taj Gibson
  • Doug McDermott
  • Bulls'un 2017 2. Tur Draft Hakkı
Chicago Bulls
  • Cameron Payne
  • Joffrey Lauvergne
  • Anthony Morrow

Ersan İlyasova Hawks'ta

Atlanta Hawks
  • Ersan İlyasova
Philadelphia 76ers
  • Tiago Splitter
  • Heat'in 2017 2. Tur Draft Hakkı
  • 2017 Draftı 2. Turu'nda sıraları değişme hakkı

P.J. Tucker Raptors'ta

Toronto Raptors
  • P.J. Tucker
Phoenix Suns
  • Jared Sullinger
  • 2. Tur Draft Hakkı
  • 2. Tur Draft Hakkı

Mike Scott Suns'ta

Phoenix Suns
  • Mike Scott
Atlanta Hawks
  • Para

K.J. McDaniels Nets'te

Brooklyn Nets
  • K.J. McDaniels
Houston Rockets
  • 2. Tur Draft Hakkı (Korumalı)

Roy Hibbert Nuggets'ta

Denver Nuggets
  • Roy Hibbert
Milwaukee Bucks
  • 2. Tur Draft Hakkı (Korumalı)

Tyler Ennis Lakers'ta

Los Angeles Lakers
  • Tyler Ennis
Houston Rockets
  • Marcelo Huertas

Taj Gibson ve Doug McDermott Thunder'da

Takasın son gününün en dikkat çekici takaslarından biri Oklahoma City Thunder ile Chicago Bulls arasında gerçekleşti. Takasa göre Taj Gibson ve Doug McDermott bir 2. Tur Draft Hakkı ile beraber Thunder'a giderken; Cameron Payne, Joffrey Lauvergne ve Anthony Morrow Bulls'a geçti.

Thunder için harika, Bulls için korkunç bir takas. Büyük bir dış şut sıkıntısı olan Thunder, Doug McDermott'ı alarak bu sorunu hafifletme anlamında ciddi bir hamle yapmış oldu. McDermott'ı direkt olarak savunmasıyla öne çıkan ama şut konusunda bekleneni veremeyen Andre Roberson'ın yerine ilk beş çıkarma ihtimalleri olabilir. Bunun yanında sertliği ve savunmasıyla öne çıkan Taj Gibson'ı takıma dahil ederek pota altı rotasyonlarını güçlendirdiler. Gibson dış şut sokamadığı için muhtemelen Steven Adams'la beraber ilk beş çıkartılmak benchten getirilerek değerlendirilecek. Enes Kanter'in dönüşüyle takımın pota altında çok etkili bir bench oluşturmasını sağlayabilir. Enes korkunç bir savunmacı olduğu için Gibson gibi bir denge unsurunun önemi büyük olabilir. Thunder yeni isimlerini nasıl kullanırsa kullansın kadrosunu güçlendirdi ve bunu ellerinden çok da bir şey çıkartmadan becerdiler. Üstüne bir de 2. Tur Draft Hakkı aldılar.

Bulls için takas büyük başarısızlık. Cameron Payne potansiyelli bir oyun kurucu fakat piyasası Doug McDermott'tan dahi azdı. Joffrey Lauvergne ve Anthony Morrow da bir Taj Gibson edecek isimler değiller. Kafa kafaya koyunca bu iki eşleşmeyi de kaybettikleri gibi takası yapmak için üstüne bir de 2. Tur Draft Hakkı vermiş olmaları çok çok kötü iş. Yaptıkları işe akıl sır erdirmek mümkün değil. Takas ilk dedikodu olarak gündeme geldiğinde Andre Roberson'ı alacakları konuşuluyordu ama onu bile beceremediler.

Takasın Kazananı: Oklahoma City Thunder

Nerlens Noel Mavericks'te

NBA'de takas döneminin son gününün ilk takası Dallas Mavericks ile Philadelphia 76ers arasında gerçekleşti. Takas sonucunda Nerlens Noel Mavericks yolcusu olurken; Andrew Bogut ve Justin Anderson Mavericks'in 2017 1. Tur Draft Hakkı (1-18 korumalı) ile birlikte Sixers'a geçti.

Sixers'ın Joel Embiid'in arkasında bekleyen Nerlens Noel ve Jahlil Okafor'un en az birini, hatta belki ikisini birden, takas etmesi zaten bekleniyordu ama söylentiler daha çok Okafor etrafında yoğunlaşmıştı. Noel takası biraz sürpriz oldu ve doğrusu Sixers pek de iyi bir iş çıkartamadı. Eğer Mavericks'in draft hakkı korumasız olsaydı bu takasın kazananı onlar olurdu fakat 1-18 koruması demek o hakkın Sixers'a gelmemesi demek. Koruma sonrası hak sonraki seneye taşınsa yine iyiydi, ama ilk sene Sixers'a geçmediği takdirde 2018'de iki adet 2. Tur Draft Hakkı'na dönüşeceği açıklandı, bu Sixers için büyük başarısızlık. Andrew Bogut'u da serbest bırakacaklar, onu tutmanın takım için bir anlamı yok. Justin Anderson bir patlama yapmadığı veya alacakları ikinci tur haklarından sürpriz isimler çıkartmadıkları sürece Sixers bu takasın kaybedeni.

Mavericks ise elinden doğru düzgün bir şey çıkartmadan genç ve potansiyelli bir pivotu kadrosuna kattı. Andrew Bogut bu sezon sürekli sakattı ve Dirk Nowitzki'yle beklenen uyumu sağlayamadı. Noel Dirk Nowitzki'nin kalan basketbol kariyeri için iyi bir pota altı partneri. Hücumu sorunlu olsa da atletizmi ve savunmadaki etkisiyle takıma faydalı olacağı kesin. Mavericks'in draft hakkına koruma koyabilmesi çok büyük başarı, Playoff yapmaları zor bir ihtimal ve draft haklarını koruyarak yollarına devam etme şansları olacak. Yeniden yapılanacak bir takım için draft haklarını korumak birinci öncelik ve Mavs takıma gelecek adına önemli bir parça eklerken bunu da yapmayı başardı.

Takasın Kazananı: Dallas Mavericks

Bojan Bogdanovic Wizards'ta

Takas döneminin sondan ikinci gününün ikinci hamlesi Washington Wizards'tan geldi. Wizards, Brooklyn Nets forması giyen Bojan Bogdanovic'i kadrosuna kattı. Hırvat şutörle birlikte Chris McCullough'ı da alan Wizards, bu iki ismin karşılığında Nets'e 2017 1. Tur Draft Hakkı'nı, Andrew Nicholson'ı ve Marcus Thornton'ı gönderdi.

Korkunç bir sezon başlangıcından sonra müthiş bir toparlanma yaşayan ve yeni yılda ligin en formda takımlarından olan Wizards'ın en büyük problemi sezon başından beri aldıkları bench katkısının çok sınırlı oluşu. İlk beşlerindeki tüm oyuncular iyi bir sezon geçiriyor, hatta John Wall, Bradley Beal ve Otto Porter kariyer senelerini geçiriyorlar fakat bench sıkıntısı sebebiyle üstlerinde büyük yük var. Bojan Bogdanovic şutörlüğü ve skorerliği dışında oyuna pek de bir şey katmasa da sadece bu özellikleri bile Wizards benchi açısından çok değerli olacak. İddialı bir takım olarak gerçek bir altıncı adamlarının olmaması çok büyük bir sıkıntıydı, şimdi o altıncı adamı buldular.

Nets için de çok iyi bir hamle oldu. Ligin en kötü takımı konumundalar ve bu konumdan kurtulmaları hayli süre alacak. Bu sene Celtics Nets'le draft sıralarnı değiştirme hakkına sahip olduğu için lig sonuncusu olmalarına rağmen Celtics'in bulunduğu sıradan draft yapabilecekler, bu yüzden bir 1. Tur Hakkı daha almaları çok önemli. Takımda fazla genç yetenek yok, ekleyebildikleri kadar genç oyuncu eklemeleri mühim. Zaten bir yere gitmeyecek bir takım olarak Bogdanovic'i elden çıkartmaları gayet mantıklı. Aslında aynı şekilde Brook Lopez'i de ellerinden çıkartmaları lazım ama Lopez için kapılarını çalan takımlardan fahiş şeyler istedikleri söyleniyor.

Takasın Kazananı: Her İki Takım

Lou Williams Rockets'ta

All-Star arasının bitiminin ardından NBA'de tüm gözler takas döneminin son iki gününde yaşanacak gelişmelere çevrildi. Dönemin sondan ikinci gününde ilk hamle Houston Rockets'tan geldi.

Houston Rockets bir 1. Tur Draft Hakkı ve Corey Brewer'ı Los Angeles Lakers'a göndererek Lou Williams'ı kadrosuna kattı.

Saha içinden %44 isabet ve %38'lik üç sayı yüzdesiyle benchten gelerek maç başına sadece 24 dakika alarak 18.6 Sayı ortalaması tutturan ve bu sene Eric Gordon'la beraber ligin en iyi Altıncı Adamı olan Lou Williams, hali hazırda ligin en güçlü hücumlarından birine sahip olan Rockets hücumunu daha da kuvvetlendirecek. Gordon ve Williams'la beraber Rockets ligin en iyi iki skorer altıncı adamına sahip oldu. Williams'ın gelişinin bir avantajı da Rockets'ın uzun süredir aradığı James Harden'a alternatif yaratacak yaratıcı oyuncuyu bulmuş olması. Rockets'ın guard rotasyonunda Harden dışındaki isimlerin tamamı topsuz oynamayı tercih eden şutör tiplerdi. Williams'ı takıma katış şekilleri de gayet başarılı. Corey Brewer korkunç bir sezon geçiriyor ve sonraki sezona da sarkan yıllık 7,5 milyon dolarlık bir kontratı var. Lou Williams'ı alırken onun kontratından da kurtulmuş olmak ve bunu sadece 1. Tur'un son sıralarında olacak bir draft hakkıyla yapmak çok iyi iş.

Her ne kadar Brewer'ın kontratı kötü olsa da takas Lakers için de gayet mantıklı. Lakers'ın bu seneki draft hakkını koruması için hakkın ilk üç sırada olması gerekiyor; aksi takdirde hak Philadelphia 76ers'a geçecek. Takım genç ve iddiasız, 30 yaşında olan ve şu ana kadar Lakers'ın bu sezon en iyi ismi olan Williams'ın varlığı takımın maç kazanma ihtimalini yükselttiği için onu ellerinde tutmalarının bir manası yoktu. Ekstradan bir draft hakkı daha kaparken kendi haklarını koruma şanslarını yükselttiler.

Takasın Kazananı: Her İki Takım

Russell Westbrook ve Triple Double Ortalaması

     NBA'de All-Star arası geride kaldı ve normal sezon heyecanına geri dönüyoruz. Russell Westbrook araya 30 sayılık bir triple double ortalamasıyla girdi ki bu gerçekten saçma sapan bir iş. Kevin Durant'in yazın onu terk edip Warriors'a katılmasının ardından ligin üstüne azgın bir boğa gibi saldıracağını tahmin etmek zor değildi, ama bu kadar büyük bir patlamayı da çok kişi beklemiyordu. Yaptığı iş tarihte sadece bir kez, bir oyuncu tarafından, elli yılı aşkın bir süre önce becerildi. Bu oyuncu 1962'de sezonu triple double ortalamasıyla tamamlayan Oscar Robertson idi. Robertson'ın performansı NBA tarihinin en etkileyici bireysel normal sezon performansları arasında. Ancak Russell Westbrook triple double ortalamasını sezon sonuna kadar korursa Big O'nun sezonu biraz arka planda kalacak. Oscar'ın döneminde NBA'deki oyun temposu şimdiye göre çok daha yüksekti. O 1962 sezonunda bir takımın maç başına ortalama pozisyon sayısı 126'yken, şu anda ligin en tempolu oynayan takımı olan Nets maç başına 103 pozisyon kullanıyor. Westbrook'un Thunder'ının ortalaması ise 101. 1962'de maç başına saha içi denemesi ortalaması olan 107, şu anki ortalamadan tam 22 pozisyon yüksek. Ayrıca Oscar ortalamasını maç başına 44 dakika alarak yaparken Westbrook 34 dakika ortalamayla oynuyor. Bu elbette Oscar'ın başarısını ufaltmıyor ama Westbrook'un başarısını kesinlikle daha çarpıcı hale getiriyor. Modern oyunda triple double ortalamasıyla sezon bitirmeyi "imkansız" kıldığı düşünülen faktörler oyun temposu ve pozisyon sayılarıydı. Aynı argümanı Wilt Chamberlain'in sayı ve ribaund rekorları için kullanmak da mümkün.

     Bu derece yüksek seviyeli bir başarının insanları büyüleyeceğini düşünürsünüz. Fakat özellikle sosyal medya çağında pek az başarı beraberinde başarıyı küçültmeye çalışanları getirmekten uzak kalabiliyor. Eleştirmenlerinin kuşkucu argümanları Westbrook hakkındaki muhabbetleri en az hakkında edilen güzel cümleler kadar domine ediyor. Fakat, Thunder'ı düzenli olarak izlemek bu argümanların yalnızca güçsüz olmakla kalmayıp, aslında hiçbir değeri olmayan masallardan ibaret olduğunu ortaya koyuyor.

     Ana iddia Russell Westbrook'un kazanmayı umursamadan bilinçli olarak triple double yapmayı hedefleyerek maça çıktığı, A.B.D.'deki ifade biçimiyle "statpadding" yaptığı, ya da bizim ifademizle "istatistik kasmak" için oynadığı yönünde. Bu argümanı galibiyet-mağlubiyet oranlarının ötesine geçmeden ilk görünüşüyle ele alalım. Bu yazının yazıldığı vakit itibariyle Russell Westbrook'un bu sezon 26 adet triple double'ı var. Bu 26 maçta Thunder'ın galibiyet-mağlubiyet oranı 20-6. Bu oran 60+ galibiyetlik bir sezon temposu anlamına geliyor. Thunder'ın şu anki genel galibiyet-mağlubiyet durumu ise 31-24 ve bu ancak 46 galibiyetlik bir sezon temposu. Bu bir tesadüf de değil. Russell Westbrook'un ribaund ve asist ortalamalarının yükselmesi ile Thunder'ın aldığı galibiyetler arasında doğru bir orantı var. Bu kulağa gayet bariz gelebilir, malum en iyi oyuncunuzun daha iyi istatistiklerle oynamasının daha başarılı bir takıma işaret etmesi kadar normal bir şey yok, fakat duruma şüpheci yaklaşanların savlarını savunmak için iki ayrı argümanı mevcut.

     Birinci argüman Westbrook'un kariyerinin başından beri mevcut: Topu fazla domine etmesi. Westbrook'un Kevin Durant'le top paylaşımı konusu birlikte oldukları dönem yıllarca sürekli konuşulan bir mevzu idi ama Durant'in ayrılmasıyla artık geride kalmış durumda. Russell Westbrook'un Usage Rate'i, yani top kullanma oranı an itibariyle %41.9 ve bu oran NBA tarihinde bir rekor. Westbrook'un bu sezon Thunder adına topu sürekli domine ettiği bir sır değil. Fakat bunun büsbütün bir yanlış olduğu fikri hatalı. Thunder'ın yaratıcı oyuncu problemi var. Westbrook dışında takımda oyun kurma becerisi olan yegane isimler Victor Oladipo ve yedek oyun kurucu Cameron Payne. Her iki ismin de bu alanda çok etkileyici oldukları söylenemez. Bunun sonucunda iş neredeyse tamamen Westbrook'un omuzlarında kalıyor. Westbrook pota altına penetre etme becerisi, orta mesafeden pull up'ları ve oyun kurma becerisiyle ligin durdurulması en zor oyuncularından. Westbrook'un topu elinde tuttuğu pozisyonlar Thunder'ın skor üretme ihtimalinin en yüksek olduğu pozisyonlar. Yalnızca "topsuz oynadım" diyebilmek için topsuz oynaması mantıklı değil keza Westbrook iyi bir dış şutör olmadığı için alan boşaltmaya yardımcı olamadığı gibi takımında devamlı cut yaparak skor üretmesini sağlayacak pasörler de mevcut değil. Bir süperstarın topu tamamen domine ettiğini ilk kez görmüyoruz; Cavaliers'taki ilk döneminde LeBron James aynı sebeplerden ötürü çok yüksek Usage Rate'ler ile oynuyordu. Russ topu bu kadar domine edip üstüne bir de efektif olmasaydı gerçek bir problemden söz edilebilirdi, fakat 1973'te bu başarıyı yakalayan Tiny Archibald'dan beri NBA tarihindeki ilk 30+ Sayı, 10+ Asist'lik sezonu geçiriyor.

     İkinci argüman ise birinin Thunder'ı düzenli izleyip izlemediği, ya da ekrana öküzün trene baktığı gibi bakmadığını görmek için güzel bir turnusol kağıdı. Westbrook'un istatistik kasmak ve triple double yapma amacıyla ribauntları kovaladığı iddiası. Bu argüman Westbrook'un takım arkadaşlarından ribaund çaldığı, tuttuğu adamı bilerek boş bırakıp ribaundu almaya konsantre olduğu ve Thunder uzunlarının Westbrook'un istatistik kasabilmesi amacıyla bilerek ribauntlarda aktif olmadığı şeklinde ifadelerle destekleniyor. Gözlem iyi hoş, fakat çıkarım hatalı. Keza Westbrook'un ribauntlar konusundaki saldırganlığı aslında bir hücum stratejisinden ibaret. Nasıl mı? Russell Westbrook ligin en iyi transition oyuncularından biri. Kariyeri boyunca OKC ligin en iyi transition takımlarından biri oldu. Westbrook takımının oyun kurucusu, ligin potadan potaya en hızlı giden oyuncularından biri ve ligin en patlayıcı bitiricilerinden olduğundan Russ'ın takımı ileri çıkarttığı hızlı hücumlar OKC'nin açık ara en kuvvetli hücum silahı. Westbrook'un ribaundu kendi alması ribaund sonrası topun kendisine verilmesi için geçen süreyi ortadan kaldırıyor ve rakip savunma yerleşmeden rakip potaya gidebilmesini sağlıyor. Westbrook iyi bir şutörle eşleştiğinde adamını boş bıraktığını pek görmezsiniz, fakat eğer tuttuğu adamın şutu o kadar da iyi değilse şutunu riske edip ribaund pozisyonu aldığını görebilirsiniz. Thunder uzunları aynı zamanda rakip uzunları box out edip ribaundu Russ'a bırakmaya tercih ediyor. Bunun sebebi de Westbrook'un istatistik kasmasına yardım etmek istemeleri değil, Westbrook'un ışık hızıyla rakip sahaya gideceğini bildiklerinden hızlı şekilde rakip sahaya koşup yerleşmek ve daha fazla kişiyle hücum etmek istemeleri. Argüman aslında gayet açık ve net olması gereken bir stratejinin varlığını yok sayıyor. Thunder ligde bu stratejiyi uygulayan tek takım dahi değil, Rockets aynı "Ribaundu oyun kurucuna bırak ki hızlı hücumu başlatsın" taktiğini James Harden'la uyguluyor.

     Russell Westbrook istatistik kasmıyor. Yalnızca lig tarihinin gördüğü en devinik oyunculardan biri. Geçirdiği absürd sezondan keyif almak gerek.